“Haberin yok mu? Televizyonlar hep söyledi ya!”

Elleri fesleğen kokardı, reyhan kokardı, taze nane kokardı.Nezle girip olduğunda kavrulmuş çörekotu kokardı.

Yaz kış sırtında el örgüsü yelek.

Onu öyle soğuğun bağrında, sadece sırtında bir yelek ile görünce gönül koyardım. “Niye kendine şişme bir yelek almıyorsun aşk olsun bak üşüyorsun!”

“ Sıkılıyorum” deyip yeleğin altındaki yeleğini, o yeleğin altındaki başka yeleği gösterirdi. Hepsi el örmesi.

Tezgahının başında onu örgü örerken görmemiştim hiç. Kim örüyordu bu yelekleri?

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kapaklı olan her şeyin kitap olma(mak)klığına dair... 15 Nisan 2020 | 2.053 Okunma Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz? 10 Nisan 2020 | 2.243 Okunma Kadim kültürde korku ve endişe metafizik ürpertiden payını alırdı... 08 Nisan 2020 | 167 Okunma Hayatı eve sığdırmak için  babalar biraz gayret etse.. 03 Nisan 2020 | 2.283 Okunma Kirli eller, ekonominin yürüyüşünü nasıl etkileyecek? 01 Nisan 2020 | 2.481 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar