15 Temmuz şehidi: Özel Harekatçı Gülşah Güler

Ben onu ilkin âmâ şarkıcının acemi nağmelerini dinlerken, sanki onu kimseler dinlemezse etrafını çevreleyen karanlık daha da artarmış ve artan karanlıktan ben mesulmüşüm gibi şarkısını...

Ben onu ilkin âmâ şarkıcının acemi nağmelerini dinlerken, sanki onu kimseler dinlemezse etrafını çevreleyen karanlık daha da artarmış ve artan karanlıktan ben mesulmüşüm gibi şarkısını bitirmesini, bitirdikten sonra alkışlamayı alkışladıktan sonra cebimdeki son bozuk paraları ona vermeyi beklerken... GÖRDÜM.

 Onbeş Temmuz şehitlerinin fotoğraflarına bakıyordu. İlkin şaşırmadım. Yenikapı istasyonunda Mustafa Cambaz ile karşılaşınca... Bir vakit fotoğrafın karşısında durduğumu, benimle birlikte dünyanın durduğunu ve bu hız çağında dünya ancak iyilerin kendi hamurlarından kattığı maya ile işte böyle dursun Allah’ım diye dua ettiğimi hatırlayınca...

 Dedim ki, bu kadın bir sevdiğini burada buldu. Bir sevdiğini burada bulunca bir müddet burada duracak. Kadın durdu. Ben durdum. Ben durdukça acemi kör şarkıcı (kendinden bahsederken kör şarkıcı dediğini duymuştum) en acı türküleri birbirine ekledi. O ekledi biz bekledik. Biz bekledik, o türküyü türküye ekledi. Gözü kör gönlü açık bu adam bizim bekleme frekansımızı mı hissetmişti? Onun frekansı ile biz bekleyişin içinde kaybolmayı mı göze almıştık?

Yolcular geldi geçti. Kimisinin sesini duydum, kimisinin ayak sesini. Kimisinin küfrünü duydum kimisinin hıçkırığını... Telefon ile kavga edenleri duydum, içindeki acıyı bir nefeste dışarı çıkarmaya çalışanları dinledim. Sonra hepsi gitti, sesler bitti.

 Sonra o orta yaşlarını süren kadın da gitti. Trene doğru değil de yolculuktan vazgeçmişçesine çıkışa doğru yürüdü.

O gün güvenlik görevlilerine kim bu kadın diye sormadım. Kadının nöbet tutarmış gibi beklediği fotoğrafın önünde, nöbeti devralmışçasına bir müddet de ben bekledim.  Fotoğraftaki genç kızın gülen yüzüne, hayatı bir yudumda içmişçesine neşe ile bakan gözlerine, omuzuna düşen tek örgü saçına baktım.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kapaklı olan her şeyin kitap olma(mak)klığına dair... 15 Nisan 2020 | 2.056 Okunma Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz? 10 Nisan 2020 | 2.250 Okunma Kadim kültürde korku ve endişe metafizik ürpertiden payını alırdı... 08 Nisan 2020 | 170 Okunma Hayatı eve sığdırmak için  babalar biraz gayret etse.. 03 Nisan 2020 | 2.300 Okunma Kirli eller, ekonominin yürüyüşünü nasıl etkileyecek? 01 Nisan 2020 | 2.490 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar