ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Elbette zor ama mümkün

Hazine gösterge tahvilinin faizi yüzde 20’ye, temel enflasyon yüzde 13’e, dış borç 453 milyar dolara (gayri safi yurtiçi hasılamızın yüzde 53’üne) ulaşmış vaziyette .

Fatih Özatay
Fatih Özatay Dünya Gazetesi
20 Haziran 2018 | 37


Hazine gösterge tahvilinin faizi yüzde 20’ye, temel enflasyon yüzde 13’e, dış borç 453 milyar dolara (gayri safi yurtiçi hasılamızın yüzde 53’üne) ulaşmış vaziyette. Büyüme yüksek diye övünüyoruz; bu üç rakam bile bu büyümenin sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Üstelik, son yıllardaki dış borç artışının önemli bir kısmı inşaatı ve tüketimi finanse etti; geleceğin üretim tesislerini değil. Farklı bir ifadeyle büyümenin kalitesi yok. İşsizlik oranı ise yüzde 10’un altına düşmemekte inat ediyor. Bu tabloya bir de şu açıdan bakın: Dış ekonomik koşullar kırılgan ülkelerin lehine gelişmiyor. ABD Merkez Bankası faiz artırıyor ve bilançosunu küçültüyor. Yakında Avrupa Merkez Bankası da aynı yolda ilerleyecek. Bol kepçe para dönemi bitti. Yabancı sermaye artık daha seçici olacak; kırılgan ülkelerden uzak durmaya çalışıp güvenli limanlara doğru yelken açacak. Hatta açmaya başladı bile. Türkçesi: Ekonomilerinin çarklarını makul bir hızda çevirmek için dış kaynağa (dış borca) muhtaç ülkeler kırılganlıklarını ikna edici biçimde düzeltmedikçe finansman ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekecekler; büyüme oranları zorunlu biçimde düşecek. Yok, ikna edici adımlar atmayıp bir de saçmalarlarsa ekonomileri durgunluğa girecek. Bu dış koşullara bir de Türkiye’ye özgü dış koşulları ekleyin: Avrupa Birliği ile sorunlu ilişkileri, ABD ile limoni havayı, Suriye’deki durumu… Önümüzdeki birkaç yıl Türkiye ekonomisi açısından çetin geçecek. Bazı koşullarda ekonomimizin küçülmesi ve işsizliğin sıçraması da...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER