ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Tarihten bir yaprak daha

Son yazımda 2001 krizine giden süreçte kamu bankalarının bilançolarındaki tahribatın oynadığı role değinmiştim .

Fatih Özatay
Fatih Özatay Dünya Gazetesi
16 Mayıs 2018 | 44

Son yazımda 2001 krizine giden süreçte kamu bankalarının bilançolarındaki tahribatın oynadığı role değinmiştim. 1990’ların başlarında topladıkları fonların maliyetinin çok altında faizler ile kredi açma görevi verilmişti bu bankalara. Normal koşullarda devlet bütçesinden sağlanması gereken bu destekler, kamu bankaları yoluyla bütçe dışına çıkarılmış oluyor, kamu bankalarında oluşan zararlar nedeniyle bu bankalara karşı doğan Hazine borcu ise zamanında ödenmiyordu. Kamu bankaları, bilançolarının varlık tarafında “görev zararları karşılığı kamudan alacak” gösteriyorlardı. Bu uygulama 1990’ların ilk yıllarında başlamış, 1999 yılının sonuna gelindiğinde ise doruğa ulaşarak bu tür alacakların birikimli değeri milli gelirin yüzde 13’ünü aşmıştı. Sonuçta kamu bankalarının bilançoları çarpıcı biçimde bozulmuştu: Sermayeleri neredeyse kalmamıştı ve büyük bir fon sıkıntısı çekiyorlardı. Bu fon sıkıntısı ise, dönüp dolaşıp, kriz öncesinin son aylarında bankalararası para piyasasında faizleri durmadan yukarıya çeker hale gelmişti. Bugün 1980’lerin sonlarına gidiyor ve ekonomimizin istikrarını bozan bir başka uygulamaya eğiliyorum. 1987’nin Aralık ayında genel seçim var. Ocak 1987 – Kasım 1987 döneminde o zaman yayınlanmakta olan imalat sanayi toptan eşya fiyatlarının özel sektör kısmının en düşük aylık fiyat artışı yüzde 2.2 olmuş. Bu dönemde kamu imalat sanayi toptan eşya fiyatlarındaki en yüksek aylık artış ise yüzde 2. Aynı dönemde ham petrol fiyatları sürekli artıyor. İlk on bir aylık artış yüzde 68.4 düzeyinde. Oysa ana girdisi ham petrol olan ve kamuca saptanan rafineri ürünlerinin (motorin, benzin gibi ürünler) fiyatlarının ilk on bir aylık artış oranı...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER