NGO demeyin tepem atıyor

Şu Batılı NGO'ların ne halta yaradığını hep çok düşünmüşümdür. Açık söylemek gerekirse pek bir halta yaramazlar. Büyük bölümü ülkelerindeki çıkar...

Şu Batılı NGO'ların ne halta yaradığını hep çok düşünmüşümdür. Açık söylemek gerekirse pek bir halta yaramazlar. Büyük bölümü ülkelerindeki çıkar gruplarının ve sözde uzak oldukları hükümetlerin istihbarat kuruluşlarının kontrolündedir. Casus faaliyetlerine aracılık ederler, bilerek veya bilmeyerek hükümetlerinin uluslararası çıkarları doğrultusunda raporlar hazırlar, çıkışlar yaparlar. Gerekli hallerde faaliyet gösterdikleri bölgelerde bağlı oldukları ya da kendilerini kontrol eden ülkenin istekleri doğrultusunda ortalığı karıştırırlar. "Non governmental" gibi görününler ama "Tam governmental"dırlar. Bir diğer işlevleri daha vardır. Ülkelerindeki iti kopuğu istihdam ederler. Memleketin başına dert olması muhtemel ne kadar ipsiz sapsız adam varsa bunları NGO'larla yurt dışına sevk ederler. Bunlar sözde insanlığa, dünyaya faydalı iş yapmak için boktan yerlerde gezerler. Hiçbir halt yapmazlar. Maaş alır takılırlar. Ettikleri hizmet sıfıra yakın değerdedir. Zaten bu uluslararası NGO'ların büyük bölümü gırtlağa kadar yolsuzluk içindedir. Sözde insanlık için topladıkları paraların büyük bölümü yöneticilerin cebine gider, abuk sabuk işlere harcanır. Bu NGO'ların gelirlerinin sadece 10'a yakını gerçek açıklanan amaç için kullanılır. Gerisi israf ve yolsuzluktur. Bir örnek vermek gerekirse, Türkiye'nin NGO'larından İHH'nın Afrika'da 1000 dolar maliyetle açtığı bir su kuyusunu, ABD ve Avrupa kökenli bir NGO 100.000 dolara açar. Bu girizgahı yapmamın nedeni ise aşağıda bahsedeceğim Visions of Humanity adlı rezalet. Bak şu rezil haritaya Bu sözde örgüt, Institute for Economics and Peace adında bir başka sözde örgütün altında çalışan bir rezillik. Yüce bir amaçları var. Dünyada ekonomik adalet ve barışa katkı sağlamak. Yerseniz. Bunlar her yıl "Global Barış Endeksi" diye bir şey yayınlıyorlar. 163 ülkeyi değerlendirmeye alıyorlar ve bu ülkelerdeki huzuru ve barışı notluyorlar. Yayınladıkları haritada kırmızı olan bölgeler barışın ve huzurun en az olduğu, yeşil olan bölgeler ise en çok olduğu yerler. Ve bakın Türkiye'ye. Yüksek ses yuh deyin. Bu aşağılık örgüte göre, Türkiye barış ve huzur açısından "Afganistan, Irak, Suriye, Libya, her iki Sudan, Kongo, Nijerya, Yemen ile aynı durumda. İşin garibi, IŞİD'in Türkiye'de bombalar patlattığı, havaalanlarında, gece kulüplerinde insanları katlettiği dönemlerde Türkiye'nin durumu daha iyi gözüküyor. Yayınladıkları rapora ve haritaya baktığınız zaman bu haritanın niçin ve hangi amaçla hazırlanmış olduğunu, neye hizmet etmek üzere planlandığını anlamamak mümkün değil. En basit ve en sıradan bakış açısıyla bu haritanın ve bu çalışmanın Türkiye'nin turizmini baltalamak için oluşturulduğunu söyleyebilirsiniz. Ama asıl niyetin bunun çok ötesinde olduğu bana göre aşikar. Elbette Institute for Economics and Peace'e kızacağız. Fakat Türkiye'yi bunların eline oyuncak olarak düşüren politikaları üretenlere daha çok kızmamız gerekiyor herhalde.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yasaklar kalkarken 30 Mayıs 2020 | 641 Okunma Tarım fakirleşince sonunda ülke de fakirleşir 28 Mayıs 2020 | 4.060 Okunma Çok haklısın Murat 27 Mayıs 2020 | 9.476 Okunma İyi bayramlar 24 Mayıs 2020 | 811 Okunma İki bakan, iki yöntem 23 Mayıs 2020 | 1.015 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar