Demokrasi treni

Demokrasilerde trenden inen seçmen, bir daha binemez mi? Garip bir sual gibi duruyor. Ya da "İnerseniz bir daha binemezsiniz" demek "CRM" olarak ne denli doğru.

CRM dediğim, “müşteri ilişkileri yönetimi”.

Siyasette partileri trene benzetmek fena bir yaklaşım değil aslında.

Hızını, vagonlarını, koltuklarını ya da kuşetlerini, restoranını beğenip biniyorsunuz.

Bir dahaki istasyona kadar inmek yok.

Yani iki seçim arası inemezsiniz.

Sonra istasyon geliyor. Yani seçim.

Vagondan, vagonda aldığınız hizmetten ve trenin sizi götürdüğü istikametten memnunsanız aynı trende devam.

Yok eğer yanlış trene bindiğinizi düşünüyorsanız, kondüktör sizi götüreceğim dediği yere götürmüyorsa, tren fazla kalabalık olduğu için ya da görevliler yorgun ya da umursamaz olduğu için beklediğiniz hizmeti alamıyorsanız, istasyonda trenden kendinizi atıyorsunuz ve başka bir trene biniyorsunuz.

Demokrasiye çok uygun bir durum.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İlkbaharı aratacak 27 Eylül 2020 | 1.294 Okunma Acun'u Filli Boya ile kim boyadı? 26 Eylül 2020 | 2.675 Okunma Şengör: Suskun bölge kırılmaya başladı 25 Eylül 2020 | 1.293 Okunma Kılıçdaroğlu'nun Kahveciler Birliği ziyareti 24 Eylül 2020 | 3.846 Okunma Yine cebimizden ödenecek 23 Eylül 2020 | 3.494 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar