Demokrasi treni

Demokrasilerde trenden inen seçmen, bir daha binemez mi? Garip bir sual gibi duruyor. Ya da "İnerseniz bir daha binemezsiniz" demek "CRM" olarak ne denli doğru.

CRM dediğim, “müşteri ilişkileri yönetimi”.

Siyasette partileri trene benzetmek fena bir yaklaşım değil aslında.

Hızını, vagonlarını, koltuklarını ya da kuşetlerini, restoranını beğenip biniyorsunuz.

Bir dahaki istasyona kadar inmek yok.

Yani iki seçim arası inemezsiniz.

Sonra istasyon geliyor. Yani seçim.

Vagondan, vagonda aldığınız hizmetten ve trenin sizi götürdüğü istikametten memnunsanız aynı trende devam.

Yok eğer yanlış trene bindiğinizi düşünüyorsanız, kondüktör sizi götüreceğim dediği yere götürmüyorsa, tren fazla kalabalık olduğu için ya da görevliler yorgun ya da umursamaz olduğu için beklediğiniz hizmeti alamıyorsanız, istasyonda trenden kendinizi atıyorsunuz ve başka bir trene biniyorsunuz.

Demokrasiye çok uygun bir durum.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Edep ya hu! 11 Ağustos 2020 | 1.531 Okunma Okullar açılmalı mı? 10 Ağustos 2020 | 5.631 Okunma Yerli otodan sızdırdıklarım: Yerli otomobil yerlileşmeye çalışıyor 09 Ağustos 2020 | 4.237 Okunma Muharrem İnce: Parti değil "Hareket" başlatıyorum! 08 Ağustos 2020 | 4.046 Okunma Talat Atilla haklı mıydı? 07 Ağustos 2020 | 2.583 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar