ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Türk kahvesinin önü açık

Farklı şehirlerin, yeni mekânların, değişik tatların, son teknolojilerin peşinde koşmaktan mutluluk duyan, bunların insan ömrünü güzelleştirenin ayrıntılar olduğunu düşünenlerle, yani hayatta her anlamda lezzet arayanlarla yine beraberiz .

Faruk Şüyün
Faruk Şüyün Dünya Gazetesi
24 Eylül 2018 | 39

Farklı şehirlerin, yeni mekânların, değişik tatların, son teknolojilerin peşinde koşmaktan mutluluk duyan, bunların insan ömrünü güzelleştirenin ayrıntılar olduğunu düşünenlerle, yani hayatta her anlamda lezzet arayanlarla yine beraberiz. İşte bu haftanın konu başlıkları… Ayrıntılar mı? dunya.com/ehlikeyf adresinde…

- Bir fincanının 40 yıl hatırı var

İstanbul, kahve ile tam 501 yıl önce Kanuni döneminde Yemen Valisi Özdemir Paşa sayesinde tanışıyor… Kahvenin yetiştiği yöreleri Osmanlı topraklarına katan padişah, Yavuz Sultan Selim. İstanbul'da ilk kahvehaneler, 1554 yılında açılıyor. 2013 yılında Türk Kahve kültürü ve geleneği, UNESCO’nun “Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine giriyor.

Bir fincanının kırk yıl hatırı olan Türk kahvesinin bütün bu köklü geleneğe rağmen günümüzde dünya pazar payı çok küçük; oysa önü alabildiğine açık! Yarım asrı aşkın bir süredir elektrikli ev aletleri üreten Arzum’un Yönetim Kurulu Başkanı T. Murat Kolbaşı, Türk kahvesi için yıllardır çalışan isimlerden. Okka ürünü ile Türk kahvesini kültürünü dünyaya yaymak üzere global bir misyonu da yerine getirdiklerini belirten Kolbaşı, “dünyada Türk kahvesine olan ilgi artıyor; festivallerde, uluslararası fuarlarda Türk kahvesi öne çıkıyor… Günümüzde hikâyesi olan ürünler daha çok ilgi görüyor. Türk kahvesinin de hikâyesi var. Biz de o hikâyeyi iyi yakaladık. Kendi değerlerimize daha çok sahip çıkarsak kahve piyasasında da daha fazla kabul göreceğiz. Biz, milli değerlerimize sahip çıkmazsak başkaları niye çıksın ki?!” diye soruyor.

Kolbaşı, “ben özünde şunu söylüyorum; Türkiye, 200 ülke arasında ilk 20’de. Türkiye bunu başarmış bir ülke. Şimdi hedef, ilk yüzde 5’e girmek. Bunun için ısrarla diyorum ki dün yaptığımız bir şeyi bugün farklı yapmamız lâzım. Yani katma değerli ürün satmamız gerekiyor. Çok klasik bir söz, ama katma değeri yaratmak için neyi farklı yapacağımıza karar vermeli, kişisel takışmaları milli davanın arkasında tutmalıyız” diyor.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER