Sünnetin kültürle ne alakası var?

TÜGVA’nın davetiyle salı günü Hendek’te bu başlık altında verdiğim konferansın mini bir özetini paylaşmak istiyorum.Sünnetle kültürün ne alakası vardır?Sünnet İslam’ın temel...

TÜGVA’nın davetiyle salı günü Hendek’te bu başlık altında verdiğim konferansın mini bir özetini paylaşmak istiyorum.

Sünnetle kültürün ne alakası vardır?

Sünnet İslam’ın temel kavramlarından ve temel kaynaklarından biridir. Sözlükte yol yordam, tarz, uygulama gibi anlamlara gelir. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır dediğimizde anlatılan budur. Mesela Allah’ın da bir sünneti vardır dendiğinde, O’nun da eşyaya ve olaylara, oluşa ve fesada, insanların duygu, düşünce ve fiillerine karşı bir tavrı, bir karşı fiili ve bir kanunu vardır diye anlaşılır. Ve kendi ifadesiyle ‘Allah’ın sünnetinde değiştirme olmaz’, O aynı şartlarda birine başka diğerine başka davranmaz.

Resulüllah’ın sünneti, onun Kuranıkerim’i bir peygamber olarak ve Allah’ın kontrolünde uygulama tarzıdır. Allah Kuranıkerim’i ona vahyetmiş ve onun şahsında Kuranıkerim’in nasıl hatasız yaşanabileceğini göstermiştir. Onun bu yaşamasında öncelikle insanlarla olan ilişkisi söz konusu olduğu için sahabe de onun eğitiminden geçmiş ve âdeta özel yaratılmış bir nesildir. Kuranıkerim’in insanlarla ilişkisi onlar üzerinden gösterilmiştir. Onun için Kuranıkerim’i ve Sünneti anlamada sahabenin önemi ve ayrıcalığı vardır.

Hep söylediğimiz gibi, Sünnet Kuranıkerim’ın canlı kılınmış halidir. Sahabeden sonra bu örneklik Tabiinle, Tebe-i tabiinle, onların ardından da cumhur-i ulema, Sevad-ı azam, Ulü’l-emr ve kısaca ‘el-Cemaa’ ile sürmüştür ve ancak böyle devam edebilecektir. İşte bu yola ‘Ehl-i sünnet ve’l-cemaa’ diyoruz. Hem buna karşı olanlar, hem de bunu sulandırıp kendi ideolojilerini Ehl-i sünnet olarak gösterenler dini doğru anlamayanlardır. Resulüllah’ın birden çok yaşama biçiminin olduğunu söylemek ne kadar makul ise, bugün birbirinden çok farklı Ehlisünnet’lerin olmasını düşünmek de ancak o zaman makul olabilir.

Dinin usulü tabir edilen akide ve ibadetler alanı, aklın şekillendireceği alan değildir. Bu itibarla bu alanda Resulüllah’ta ve onun yetiştirdiği sahabe neslinden bir örnek olmadıkça sonradan ortaya çıkan inançlar da, ibadetler de bidattir ve bunları yapanlar Ehlisünnet diye isimlenemezler.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kuruluş şartları açısından fıkıhtaki şirketler 01 Ağustos 2021 | 55 Okunma İslam hukukunda şirket çeşitleri 30 Temmuz 2021 | 154 Okunma ‘Siz kendinizi değiştirmedikçe Allah sizi değiştirmez’ 25 Temmuz 2021 | 166 Okunma Her konuda hakikati kimse tek başına bulamaz 23 Temmuz 2021 | 68 Okunma On yıllık kurban yazılarımızın birer cümle ile özeti 18 Temmuz 2021 | 153 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar