Olumlu ve olumsuz yönleriyle sivil ders halkaları

Bizim gençlik yıllarımızda evlerde ya da bazen derneklerde yapılan sivil derslerin kahir ekseriyeti Risale-i nur dersleri idi. Risaleleri bilen, bazen de bilmeyen birisi mesela Lemalar’dan ya da Sözler’den cümle cümle okur, dinleyenlere...

Bizim gençlik yıllarımızda evlerde ya da bazen derneklerde yapılan sivil derslerin kahir ekseriyeti Risale-i nur dersleri idi. Risaleleri bilen, bazen de bilmeyen birisi mesela Lemalar’dan ya da Sözler’den cümle cümle okur, dinleyenlere anlatırdı. Başka da bir meclis veya kaynak olmadığı için dinleyenler huşu içinde dinler, anladıklarıyla yetinirlerdi. O zamanlar Kuranıkerim’i, ya da Sünneti anlamaya yönelik okumalar yapılamazdı. Bazı gruplarca bunun mümkün olamayacağı empoze edilirdi.

Zamanla Risalelerle yetinmeyenler başka dersler başlattılar. Derken tefsir ve hadis okumaları gündeme geldi. Şimdilerde Konya, Kayseri, Malatya, İstanbul gibi iller başta olmak üzere her kesimde ve her mahallede haftalık, bazen günlük yüzlerce ders halkası kuruluyor. Bu durum sevindirici ve heyecan verici bir şey. Bu halkaların bir kısmı alet ilimlerine yer veriyor, katılanların her birine bir ölçüde anlama imkânı sağlıyor. Tabir caiz ise balık tutmasını da öğretiyorlar. Modern ifadesiyle derslerin interaktif yapıldığı meclisler bile var. Düşünceler ve anlaşılanlar tartışılabiliyor ve alet ilimleriyle, Arapça ile usul ile test edilebiliyor. Dinleyenler, neden böyle bir sonuca varıldığını bazen yetersiz de olsa anlama imkânı buluyorlar. Böyle ders halkaları için söylenebilecek tek olumsuzluk olsa olsa, çoğu zaman vakıadan uzak, ayakları yere basmadan, kendi dünyalarında dolaşıp durmaları ve okuduklarının yaşanan gerçeklikle ilişkisini kuramamaları olabilir.

Bu olumsuzlukları giderebilenler ve meseleyi iyi kavrayanlar da var tabi. Dolayısıyla bu kabil çabaları önemsememiz gerekiyor. Bir kısmı çok güzel mesafeler alıyor, bir kısmı da hiç olmazsa bu dünyalı olmama, hayatın hızına yetişememe dışında yanlış yapmıyor, olduğu yerde duruyor. Böyle olanlar için söylenecek şey; okuduklarını ve okuma yöntemlerini gözden geçirmeleri, sırf okumuş olmak için okumamanın, ilmi faydalı, yani uygulanabilir kılmanın yollarını aramalarıdır.

Ne var ki, bunca sivil çabanın toplumun dönüşmesinde gözle görülür bir etkisinin olmamasının sebebi usul ve yöntem bilmememizdir. Adına medrese denen pek çok oluşum ümmetin meselelerine cevap verebilme seviyesinden, hele hele resmi ve akademik eğitime alternatif oluşturabilmekten çok çok uzaktır.

Oysa bu derslere harcadıkları zamanın bir kısmını yöntem arayışına ayırıp, diğerleriyle, bilenlerle tartışıp, ne yaparlarsa en iyisini yapmış olacaklarını öğrenseler bu çabaları daha verimli hale getirebilirler.

Elbette en iyi olan, herkes için değişir. Kimi Kuranıkerim’in okunmasını öğretir, kimi ilmihâl okur, kimi tefsir-hadis, kimi siyer, kimi de alet ilimleri ve usul okur, okutur. İşin tabiatı budur, böyle olmalıdır, çünkü her kademeden bilgilenmeye ihtiyacımız vardır. Ama bütün bunlar mutlaka bu dünyalı olarak yapılmalıdır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Neden Kuranıkerim bilimden değil de bilgiden söz eder? 17 Ocak 2021 | 604 Okunma Küresel bir İslam yönetim örneği, Zülkarneyn 15 Ocak 2021 | 676 Okunma O halde meseleyi nasıl doğru anlayabiliriz? 10 Ocak 2021 | 178 Okunma Dinin doğru anlaşılması yeniden mesele haline geldi 08 Ocak 2021 | 197 Okunma Kuldan istiğaseye neden ihtiyaç duyulur? 03 Ocak 2021 | 213 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar