Namaz sonrası zikirler de tespih ve tevhidi anlatır

‘Allah’ım, sen Selam’sın selamet sadece sendendir’ diyerek namazdan çıkar çıkmaz üç defa ‘esteğfirullah’ deriz ve namazdaki ihmal ve kusurlarımız için de O’ndan bağışlanma dileriz.

Bir önceki yazımızda namaz esnasındaki fiil ve kıraatlerin tespih ve tevhitle ilişkisini anlatmaya çalıştık.

Namaz tevhidin adeta somutlaşmış hali olduğu için, namazdaki her söz ve eylem aslında hep mabud ve rab olarak Allah’ın ‘bir’ ve ‘tek başına’ olduğunu anlatır. Demek ki kulun ayağının kayabileceği asıl kaygan zemin burasıdır. Allah’a has kılınması gereken alana nefsin ya da başkalarının karıştırılması Allah’ın asla kabul etmeyeceği bir şeydir. Eğer kul bu konuda net ve şaibesiz bir inanca sahip olursa amellerindeki eksiklikler ve hatalar bağışlanabilir ama bu hatası bağışlanmaz. Çünkü kulun imanını berrak kılması herhangi bir amel gibi yapılma zorluğu olan bir iş değildir, bir bilinç meselesidir, bunun için sağlam bilgi ve iman yeterlidir. Bu seviyeyi ve bu bilinci de her kul kazanabilir, kazanmalıdır. Çünkü kulluğun aslı esası budur.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
O halde meseleyi nasıl doğru anlayabiliriz? 10 Ocak 2021 | 176 Okunma Dinin doğru anlaşılması yeniden mesele haline geldi 08 Ocak 2021 | 190 Okunma Kuldan istiğaseye neden ihtiyaç duyulur? 03 Ocak 2021 | 211 Okunma İstiğâse nedir? 01 Ocak 2021 | 312 Okunma Bu iş sarı öküz hikayesini hatırlatıyor 27 Aralık 2020 | 419 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar