Medeniyetimizin zemini fıkıhtır, çaresizlik fıkıhsızlıktandır

Elbette şu anda bir fıkıh toplumunda yaşıyor olmayışımız bu işi zorlaştırmaktadır

Aklı başında olması gereken insanlardan bile sık sık şöyle sözler duyuyoruz:

Fıkıh dertlerimize çare olamıyor, fıkıh hayatı donduruyor. DEAŞ gibi örgütler fıkıhla hayat buluyor. Fıkıh kamu hukuku konusunda bize bir şey söylemiyor vs.

Hukukçu olanlar meseleyi modern hukuk ve fıkıh karşılaştırmasına kadar götürüyorlar. Çok yalın bir düşünceyle müslümanların da artık fıkhı değil, aklın ve tecrübenin ürünü olan modern hukuku benimsemesi gerekir demeye getiriyor, hatta açıkça söylüyorlar. Batınî/ezoterik tarikatlar fıkhın donukluğundan ve hayatı daralttığından yakınıyorlar. Gönül, duygu deryasında özgürce yelken açmalıdır demeye getiriyorlar. Önemli olan aşktır, sevgidir edebiyatı yapıyorlar. Kısaca....

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Büyük zatları örnek almak ya da tüketerek var olmaya çalışmak 09 Mayıs 2021 | 178 Okunma Haksızlık ve hadsizlik etmeden bunları konuşmayalım mı? 07 Mayıs 2021 | 166 Okunma Kitapları parçalanma vesilesi kılmak 02 Mayıs 2021 | 289 Okunma Kur’an Ayı Ramazan’da böyle bir zihin egzersizine değer. Muhkem ve müteşabihler konusu 30 Nisan 2021 | 248 Okunma Kuranıkerim’in anlaşılmasında iki anahtar kavram: Muhkem ve müteşabih 25 Nisan 2021 | 570 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar