Kullaştıran ve ilahlaştıran bireysellikler arasında

İslam’ın orta yol olma özelliğinin en açık görüldüğü konulardan biri de bireyselliktir. Çünkü bireyselliğin bir ucu inandırılmış kölelik, diğer ucu ilahlaşmadır, ortası...

İslam’ın orta yol olma özelliğinin en açık görüldüğü konulardan biri de bireyselliktir. Çünkü bireyselliğin bir ucu inandırılmış kölelik, diğer ucu ilahlaşmadır, ortası ise şahsiyettir.

TDK bireyselliği şöyle tanımlıyor: ‘Birey olma olgusu. Bir kişiyi benzerlerinden ayıran özelliklerin bütünü, ferdiyet’.

Yani aslında her insan bir bireydir, ferttir, biriciktir. Tamı tamına onun gibi bir başkası yoktur. Mesela saç rengi genellikle siyahtır. Ama dünyada saçı siyah olan milyarlarca insanın hiç birinin saç rengi tamı tamına diğeriyle aynı değildir, ton farklılığı vardır. Bu durum muhteşem bir sanattır ve ancak muazzam bir sanatçının eseri olabilir. İnsanların beden kalıpları, şekli ve şemaili denen görüntüleri, duyguları, kabiliyetleri de böyledir. Bu açıdan herkes bir tekdir, biriciktir.

Diğer yönden Allah, her kulunu ona verdikleriyle beraber ve tek başına muhatap alır. Yani Allah’ın kulu olma ve O’na karşı sorumlu bulunma açısından hiç kimse başkasına bağlı değildir, ferttir. Buna kişilik ve şahsiyet de diyebiliriz. Bu gerecekten önemlidir ve Hz. Ömer’in bir şahsa tokat atan valisine dediği gibi ‘insanları anneleri hür doğurmuşken siz onları ne zamandan beri köleniz sanıyorsunuz!’.

Her insan mükerremdir, değerler yüklüdür ve Allah’ın başlı başına bir kuludur. O’na olan kulluğu için kimseden icazet almaz. Herkese Allah’ın verdiği temel haklar vardır ve bu hakları diğerlerine karşı korkmadan savunmalıdır.

Ama bir birey olmanın ve bunu bilme anlamındaki bireyselliğin iki aşırı ucu vardır. Zaten İslam’da insanın kişiliğine verilen değerin bir göstergesidir ki, aşırılıklar arasında dengeyi bulma görevini Allah kişi olarak yine ona bırakmıştır. Yani insanın geniş bir hareket alanı ve bu alanda konuşlanacağı yeri seçme imkân ve iradesi vardır, bu da birey ya da kişi olmasının gereğidir. Eğer konumunu kendisi belirleyemeseydi birey olamazdı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Nebi ve resul farkı 27 Eylül 2020 | 418 Okunma Nebi, resul ve peygamber 25 Eylül 2020 | 331 Okunma Esma-i hüsna / Allah’ın güzel isimlerini nasıl anlayacağız (2) 20 Eylül 2020 | 298 Okunma Esma-i hüsna / Allah’ın güzel isimlerini nasıl anlayacağız? 18 Eylül 2020 | 180 Okunma Miras meselesi ve kadınların mağduriyeti 13 Eylül 2020 | 885 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar