İsminiz güzel olursa, resminiz de güzel olur

Hazreti Âdem’e isimlerin öğretilmesi onun meleklerden üstün olmasının sebebi olarak gösteriliyorsa isim vermenin sıradan bir iş olmadığını anlamış oluruz. Bunun için Resulüllah Efendimiz (sa) isim...

Hazreti Âdem’e isimlerin öğretilmesi onun meleklerden üstün olmasının sebebi olarak gösteriliyorsa isim vermenin sıradan bir iş olmadığını anlamış oluruz.

Bunun için Resulüllah Efendimiz (sa) isim vermeye önem vermiş, anlamı güzel olmayan isimleri değiştirmiştir. Mesela Hazreti Ali Fatıma’dan olan ilk oğluna Harp adını verince Resulüllah onu Hasan diye değiştirmiş, ikinci oğluna yine Harp demiş, Resulüllah Efendimiz onu da Hüseyin diye değiştirmiş. Bir vadiden geçerlerken bu vadinin ismi nedir diye sormuş, Vadi-l-harp, yani Harp Vadisi’dir demişler, o da bunu değiştirerek ona, Vadi’s-Sulh adını vermiş. Berre adını, Zeynep diye değiştirmiş. Berre mutlak iyilik demektir. Muhtemelen ismi Berre olan bir kadın kendisini her bakımdan iyiliğin temsilcisi görüp gururlanabileceği için böyle yapmış. Çünkü insanın kendi kendisini tezkiye etmesi Kuranıkerim’le yasaklanan bir durumdur. Resulüllah’ın değiştirdiği pek çok isim vardır. Asıye (Asiye değil) ismini Cemile olarak değiştirmiş.

Ayrıca Resulüllah (sa) isimlerle tefe’ul (fe’l-i hasen) ederlermiş, yani ismin güzelliğinden, güzel bir delalet çıkarırlarmış. Mesela Hudeybiye Antlaşması’nda karşı taraftan gelen temsilcinin adı Sehl olunca ‘işimiz kolaylaştı’ buyurmuşlardı. Çünkü sehl’in anlamı kolay demekti.

Bütün bunlar ismin müsemma üzerinde etkili olduğunu gösterir. Onun için Efendimiz annenin babanın çocuklarına karşı görevlerinden birinin de ona güzel bir isim vermek olduğunu söyler. Çünkü isim sanki anlamının mana dünyasından müsemmasına, yani ismin konusuna mana huzmelerini çekip getiren görünmez bir râbıttır/linktir ve o müsemma, o isimle anıldığında ismin manasından ona bir nebze gelmiş olur, bu sürekli tekrarlanınca da ismin manası müsemmada tecelli eder. Bu konunun felsefesi ve psikolojisi üzerinde Batı’da yazılmış pek çok kitabın bulunduğunu görmüştüm.

O halde çocuklarımıza İsim verirken hatta sadece çocuklara değil eşyaya, bitkilere, hayvanlara dahi İsim verirken güzel ve anlamlı isimler vermemizin gereği anlaşılmış olur.

Peki, güzel isim nedir? Bu elbette hem lafızla, hem de ondan daha çok mana ile ilgilidir. Bazılarının zannettiği gibi isimlerin Arapça olması gerekmez. Hatta her milletin fertlerinin, anlamını bildikleri güzel isimler koyması öncelikli tercih sebebi olmalıdır. Ne var ki, tarihten günümüze hep güzelliklerle, iyiliklerle, kahramanlıklarla tanınmış insanların ve böyle mekânların isimlerinin yaşatılması, hep canlı tutulması o manaların bizim hayatımızda sürekli yer bulması anlamına geleceği için, özellikle peygamber isimleri, sahabe isimleri, tarihteki büyük insanların, büyük kahramanların, büyük kadınların isimleri tercih edilir. Hatta mekân adı olarak tarihteki bir güzelliğin, bir hatıranın, önemli bir zaferin bir yere isim olarak verilmesi o güzelliğin yaşatılması anlamına gelir. Aksine Kötü insanların kötü olayların isimlerinin insanlara ya da mekânlara verilmesi bu kötülüklerin sürdürülmesi demek olur. Bu da elbette hoş bir şey değildir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yaşlılar da bakılmaya hazır olmalı 17 Mart 2019 | 219 Okunma Keşke yaşlanmasak mı? 15 Mart 2019 | 129 Okunma Anlamak yaşamaktır 10 Mart 2019 | 191 Okunma Anlamanın iman boyutu ya da metafiziği 08 Mart 2019 | 127 Okunma Anlamanın engelleri 03 Mart 2019 | 287 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar