Hz. Âdem’e öğretilen isimler ne olabilir?

İsim vermenin adabına dair bir şeyler yazmayı düşünürken bunun Hz. Âdem’e isimlerin öğretilmesi meselesi ile başlatılması gereğini anladım. Gerçekten de isim ve isim verme sıradan bir olay...

İsim vermenin adabına dair bir şeyler yazmayı düşünürken bunun Hz. Âdem’e isimlerin öğretilmesi meselesi ile başlatılması gereğini anladım. Gerçekten de isim ve isim verme sıradan bir olay değil. Mesela biz her namazda okuduğumuz Sübhaneke’de Allah’ı tespih ederken ‘ismin ne yücedir Allah’ım’ diyoruz. O’nun ismi yüce bir varlığın ismi olduğu için mi yücedir, yoksa ismi de bizatihi yüce midir? Mesela ilk inen ayette de ‘Rabbinin ismiyle oku’ buyruluyor. Kuranıkerim’de ‘Allah’ı zikret’ buyrulmasının yanında, ‘Rabbinin ismini zikret’, ‘Rabbinin ismini tespih et’ gibi ayetler de var. Biz bir işe başlarken Allah’la değil de, ‘bismillah’ diye Allah’ın ismiyle başlıyorum deriz. O halde ismin bile başlı başına bir değeri var.

Bu durum müfessirleri, kelamcıları düşündürmüş ve isimle müsemma/ismin konusu aynı şey midir tartışmaları yapmışlar. Mesela Razi, Bakara 31. Ayeti'nin tefsirinde bu tartışmaları uzun uzadıya anlatır ve sonunda isimle müsemmanın aynı şey olmadığı kanaatine varır. Galiba doğru olan da budur, ancak yine de isimle müsemma arasında inkâr edilemez bir alakanın olduğu da açıktır.

İsim vermenin fıkıh ve edep/ahlak tarafına geçmeden önce, Âdem’e öğretilen isimler konusuna değinme lüzumu hâsıl oldu dedik.

Allah meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağını söyleyince onlar bunu yadırgamış ve ‘kan dökecek birisini mi yaratacaksın?’ diye şaşkınlıklarını dile getirmişlerdi. Bunun ne anlama geldiği de ayrıca yazılmaya değer. Allah da onlara, kendisinin onların bilmediklerini de bildiğini söyledikten sonra buyurdu ki, ‘Allah Âdem’e isimlerin tamamını öğretti, sonra da onları meleklere gösterip, doğru söylüyorsanız hadi şunların isimlerinden bana bilgi verin bakayım, dedi’ (Bakara 31). Dikkat edilirse burada da isimle müsemma birbiri yerine kullanılmıştır. İsimleri öğretti, sonra da bu isimlerden değil, şunların isimlerinden bana bilgi verin, buyurdu. O halde ‘şunların’ buyurduğu şeyler isimlerin kendisi değil, konuları olmalıdır.

Ama biz haddimiz olmadığı için bu uzun tartışmalara girmeyelim, sadece şunu söyleyelim: Allah (cc), meleklerin Âdem’e (as) secde etmesini istediği bir sadette, ona bütün isimlerin öğretilmiş olması özelliğini üstünlük sebebi olarak gösteriyor. Demek ki, isimleri ya da müsemmaları bilme düzeyinde bir ilme sahip olma Âdem’i meleklerden üstün kılan bir özellikmiş. Peki, bu isimler ya da müsemmalar nedir?

Bunun cevabı açık değildir. Dolayısıyla bu ayet müteşabih bir ayettir. Anlamı için kesin bir şey söylenemez. Ama tevil ve tahminlerde bulunulabilir. Mesela:

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Neden Kuranıkerim bilimden değil de bilgiden söz eder? 17 Ocak 2021 | 607 Okunma Küresel bir İslam yönetim örneği, Zülkarneyn 15 Ocak 2021 | 679 Okunma O halde meseleyi nasıl doğru anlayabiliriz? 10 Ocak 2021 | 179 Okunma Dinin doğru anlaşılması yeniden mesele haline geldi 08 Ocak 2021 | 198 Okunma Kuldan istiğaseye neden ihtiyaç duyulur? 03 Ocak 2021 | 214 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar