Bazıları için iki takıntı noktası: Fıkıh ve gelenek

Çoğu zaman bizim mahalleden şuna benzer laflar duyarız; fıkıh bugün bizim meselelerimizi halledemez. Çünkü fıkıh katı ve donuk hükümler demektir, statiktir, hayat ise dinamiktir, sürekli değişir.

Fıkıh bize bilime ve sosyal hayatın gerçekliklerine uymayan hükümler dayatır. O halde meselelerimizin çözümünü fıkıhtan beklememeliyiz.

Bunlar modern dünyadan etkilenen Müslümanların zanlarıdır.

Bir de batıni düşüncelerin söyledikleri vardır: Fıkıh katıdır, maddidir. Dairesini çok dar tutar. Gönle, duygulara, hatta maneviyata sonuna kadar yer vermez. Ödüllendirmekten çok cezalandırır. Kalpten çok amele bakar. Oysa Allah’ın rahmeti çok geniştir, Allah diyen herkesi kuşatır. Önemli olan amel değil kalptir, sevgidir. Allah’ı zikretmeye, tasavvur etmeye, O’nunla iletişim kurup hemhal olmaya sınır konamaz. Herkes O’nu nasıl biliyorsa O öyledir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Depremin hasarını dindirmede farklı oluşumlar kurulabilir mi? 16 Şubat 2020 | 105 Okunma Çocuğunuza gösterdiğiniz ilgi kadar Müslümansınız 14 Şubat 2020 | 777 Okunma Çocuğumuzun geleceği nerede başlayıp nerede biter? 09 Şubat 2020 | 124 Okunma Artık çok pis “kokuyorsunuz” 07 Şubat 2020 | 367 Okunma Cuma hutbelerini hafife almamak lazım 02 Şubat 2020 | 195 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar