Anlamanın iman boyutu ya da metafiziği

Sözden anlaşılana etki eden birden çok husus vardır; kim söyledi, ne söyledi, niçin söyledi, kime söyledi? Ve bunlara ilave olarak siz hangi bilgi seviyesi ile hangi peşin kabullerle, hangi haleti ruhiye ile hangi niyetle anlamaya...

Sözden anlaşılana etki eden birden çok husus vardır; kim söyledi, ne söyledi, niçin söyledi, kime söyledi? Ve bunlara ilave olarak siz hangi bilgi seviyesi ile hangi peşin kabullerle, hangi haleti ruhiye ile hangi niyetle anlamaya çalışıyorsunuz? Bunları hesaba kattığımızda Kuranıkerim’den anladıklarımız da çok farklı olacaktır.

Bu sebeple olsa gerek, Kuranıkerim’in ilk gelen ayetinde böyle bir gerçeğe dikkat çekilir. ‘Yaratan rabbinin adıyla oku’. Yani ister Kuranıkerim’i ister kâinatı, yani münzel ya da kevnî ayetleri her şeyi yaratan Allah bilinci ile ve O’nun adına okuduğunuzda, yaratıcıyı ve O’nun büyüklüğünü hesaba kattığınızda onlardan anladıklarınız farklı olacaktır. Artık Kuranıkerim’de tutarsızlık göremeyeceksiniz. Nasıl bir kitaba ve nasıl bir Allah’a iman ediyorsunuz? Sizin anlamanızı bu sorunun cevabı belirleyecektir.

Burada akla şöyle şeytani bir itiraz gelebilir. Demek ki, siz sıradan birisini bile büyük saydığınızda onun söylediklerini, aslında öyle olmadığı halde çok anlamlı bulabilirsiniz. Evet, bu bir ölçüde böyledir, ancak o sizin büyük bildiğiniz, gerçekten büyük müdür, yoksa onu siz mi büyük hayal ediyorsunuz? Eğer ikincisi ise aynı yanlış tasavvur, anlamanızda da var olacaktır. O halde büyük olarak inandığınızın gerçekten büyük olup olmadığını da bilmeniz gerekir. Bunu Allah için ve O’nun kitabı için düşündüğümüzde diyebiliriz ki, öncelikle O’nun büyüklüğü konusundaki imanımızın gerçeklik/tahkik derecesine ulaşmış olması gerekir ki, onu olduğu gibi anlayabilelim. İşte bu durum imanın, anlamadan önce geldiğini gösterir. Bu sebeple, okuduğun her şeyi yaratan rabbinin adıyla, Onun adına, O’nun konumunu anarak okuyacaksın. Doğru bir başlangıç için bu da yetmiyor ki, arkasından, ‘O ki, insanı bir pıhtıdan/meniden yarattı’ buyuruyor. Yani sadece Allah’ın büyüklüğünü bilmen yetmez, kendini de büyük görmeyeceksin, seni de O’nun yarattığını, hatta tiksineceğin bir sümüksüden yarattığını bilip ilahlığa kalkışmayacaksın ki doğru anlayabilesin. Buna ayetin işaret ettiği bilimden haberdar olmayı da ekleyebiliriz.

İnsanda enaniyet, kibir ve büyüklük duygusu vardır. İnsan duygularıyla hareket ederse kendini her şeye kadir sanabilir. Onu böyle olmaya sevk eden iki düşmanı vardır, nefis ve şeytan. Muhtemelen bu sebeple Kuranıkerim okumak istediğimizde Allah şeytandan kendisine sığınmamızı emreder: ‘Kuran okuduğunda melun şeytandan Allah’a sığın. Çünkü şeytan güçlü bir iman ile Allah’a dayananlara musallat olamaz’ (Nahl 98, 99).

İşte bu sebeple Kuranıkerim’i doğru anlamak isteyenler, ‘aman Allah’ım, seni tenzih ederiz, biz senin bildirdiklerinden başka bir şey bilemeyiz ki’, ‘aman Allah’ım, Kuran’ın hepsi sendendir, biz hepsine böyle iman ediyoruz, sen bize iman verdikten sonra kalplerimizi yamultma, bize lütfunla merhamet eyle’ demek durumundadırlar. Aksi halde insan, onu bir iman ve amel kitabı değil de bir mücadele, mira ve tartışma kitabı haline getirebilir. ‘Kendilerine kesin bir delil gelmediği halde Allah’ın ayetlerini tartışanlar kalplerinde asla tatmin edemeyecekleri bir kibir olanlardır. Sen Allaha sığın, çünkü O Semî’dir/her şeyi duyar, Basîr’dir/her şeyi görür’ (Gâfir 56). İmam Matüridî der ki, buradaki ‘sen Allaha sığın’ ifadesini genellikle ‘şeytandan Allah’a sığın’ diye anlamışlar, ama bana göre burada kendisinden Allah’a sığınmamız istenen şey, şeytandan ziyade böyle kibirli firavunların hileleridir.

Mushaf’ta ‘İkra’ suresinden sonraki sure ‘Kadir’ suresidir ve orada Kuranıkerim’in Kadir Gecesinde indirildiği vurgulanır, bir bakıma onun geceyle ilişkisine dikkat çekilir. Çünkü Kuranıkerim’in doğru anlaşılması için geceler önemlidir. Yine ilk gelen ayetlerde şöyle söylenir:

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yaşlı bakımının hukuku ve ahlakı 24 Mart 2019 | 176 Okunma Yaşlılar problem değil cennettirler 22 Mart 2019 | 192 Okunma Yaşlılar da bakılmaya hazır olmalı 17 Mart 2019 | 226 Okunma Keşke yaşlanmasak mı? 15 Mart 2019 | 136 Okunma Anlamak yaşamaktır 10 Mart 2019 | 193 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar