Adalet, Hak, zulüm ve cevr

Türkçe’de ‘adl’ kelimesinden yapma mastar olarak sadece ‘adalet’i kullanırız ama Kuranıkerim kavramı olarak adl’in yanında ‘kıst’ ve zulmün yanında da ‘cevr’ vardır.Adl denklik ve...

Türkçe’de ‘adl’ kelimesinden yapma mastar olarak sadece ‘adalet’i kullanırız ama Kuranıkerim kavramı olarak adl’in yanında ‘kıst’ ve zulmün yanında da ‘cevr’ vardır.

Adl denklik ve eşitlik demektir. Bunun için Hesap günü kişinin günahlarına denk bir karşılık/fidye vermek istemesi anlamında adl kelimesi kullanılmıştır. Bu sebeple hukuki manada adalet taraflardan her birine eşit mesafede olma, yanlı davranmama anlamına gelir. Kıst ise anlamındaki pay ve hisseden hareketle herkese payını eksiksiz vermedir. Birinin payı az olabilir, bu adalete engel değildir. Kısaca davranıştaki ve kanunları uygulamadaki eşitlik adalet, hakları eksiksiz taksim etmedeki hakkaniyet kıst olmuş olur. Buna göre Türkçe’de kullanılan şekliyle adalet hem adil, hem muksıt olmayı gerektirir. Kıst hakkaniyet iken, fetha ile kast (kaf, sin, tı) onun zıddı olarak zulüm demektir. Onun için ‘muksıt’, kast’ı yani zulmü ve haksızlığı gideren demektir ve Allah muksıtları sever. İngilizcedeki ‘justice’ kelimesinin aslının bu ‘kast’ kelimesi olduğu söylenir.

Adl, Allah’ın bir ismi ve dininin de temel umdelerinden biri olduğu için Mutezile adaleti kendi Kelami düşüncesinin beş temel esasından biri yapmıştır.

Onlara göre Allah’ın adil olması, sadece güzel olan fiilleri işlemesi, kötü ve çirkin hiçbir iş işlememesi, yapması gereken güzel şeyleri de zorunlu olarak yapması demektir. Kısaca adalete riayet etmek Allah için vaciptir ve zorunludur. Kötülükleri ise Allah değil kullar yaratmaktadır. Bu düşünce onları kaderi inkâra götürmüştür. Ama onlar bunu söylerken Allah’ı bazı şeylere karışmamak, bazılarını da yapmak zorunda gibi görmekle O’na adaletsizlik etmişlerdir.

Sünni âlimler ise Allah’ın Adl sıfatını, O’nun her varlığa layık olduğu imkân ve yetenekleri vermesi anlamına gelen inayet kavramıyla açıklarlar.

Geniş anlamıyla adaletin zıddı ise zulüm ya da cevr’dir. Zulüm ile karanlık anlamındaki zulmet aynı köktendir. Yani zulüm hakları örtmekle, ya da insanı karanlığa gömmekle zulmet olmuş olur.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Önemli bir Kur’an kavramı, ulü’l-elbâb 20 Ekim 2019 | 152 Okunma Alman usulü bize gelmez, bizde îsar ve diğergamlık vardır 18 Ekim 2019 | 78 Okunma Bireyleşme, kadın erkek ve tarikatlar 13 Ekim 2019 | 205 Okunma Namaz saflarının bireysellikle ne alakası var? 11 Ekim 2019 | 229 Okunma Kullaştıran ve ilahlaştıran bireysellikler arasında 06 Ekim 2019 | 141 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar