ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Rakı adabı

Ethem Gönenç
Ethem Gönenç Aydınlık Gazetesi
13 Şubat 2018 | 220

Bu 201. köşe yazım! Onun için farklı olsun istedim. Işıklarda uyusunlar, usta kalemlerden alıntılarla rakıyı anlattım...
Rakı fevkaladedir, aliyyülâlâdır ve de kadındır! Cumhuriyet’in ilk yıllarında 1926’da üretimine başlandığında, Tekel rakılarına “Sevim, Elif, Hanım, Denizkızı, Üzümkızı, Jale,” adlarını koymuştur. Sonraları sadece iki rakı kalmıştır;  biri Kulüp, diğeri Yeni Rakı. Altınbaş Rakısı’nın çıkışı ise çok sonralarıdır. Ardından değişik adlarla anılan çeşitli rakılar gelmiştir.
Rakı öyle ayakta, iki dakika içinde yudumlanacak içkilerden değildir, bir ritüeli vardır... Zahmet ister, muhabbet ister, zaman ister, meze ister. Saygı ister, yol-yordam bilmek ister, bunları bilmeyenleri de sürüm sürüm süründürür... Yolu yok, onun karşısında haddini bileceksin! Rakı hayatın anahtarıdır, “Çilingir sofrası” denmesi de ondandır..
Ünlü yazarımız Ahmet Rasim, ömrü boyunca iki şeyi elinden bırakmamıştır; kadehi ve kalemi! Bir gün, “Rakı nasıl içilir, size anlatayım” deyip başlamıştır anlatmaya*.
“Her şeyden önce unutmayın, rakının kendisinden çok meclisi güzeldir. Tek başına oturup rakı içilmez, birkaç gönül arkadaşı olacak illaki. Sonra rakı öyle kısa sürede lıkır lıkır içilip masadan kalkılmaz. Masada sohbet saatlerce sürecek. Konuşa konuşa, yudum yudum içeceksin...
Rakı, mutlaka su ile içilecek. Güzeli bir ölçü rakı, bir buçuk ölçü sudur. Meze mevsimin meyveleri olacak. Kışın elma, portakal, mandalina... Yazın kavun, çilek, vişne, hıyar, domates ve illa da beyaz peynir. Bitti mi? Hafif bir sıcak yemek de yenecek. En iyisi yağsız ızgara ettir...”
Oktay Akbal*...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER