Çelik bey, FETÖ zulmü de tek parti dönemi mi

ADI Reis Çelik... Lakabı ise “solcu yönetmen”... * Diyor ki... “Herhangi bir sanatçımız Sabah veya diğer bir gazeteye röportaj verdiğinde karşı taraf linç girişimini başlatıyor...

ADI Reis Çelik...

Lakabı ise “solcu yönetmen”...

*

Diyor ki...

“Herhangi bir sanatçımız Sabah veya diğer bir gazeteye röportaj verdiğinde karşı taraf linç girişimini başlatıyor, buna son vermeliyiz...”

*

Aynı fikirdeyim...

Ama bir şartla...

Zırvalarsan, Sabah falan demez, girişiriz...

Tamam mı...

*

Bu eski solcu tayfanın da bir kuralı var sanki...

Düne vuracaksın, bugüne dokunmayacaksın...

Dün deyince aklına “tek parti dönemi” gelecek...

Tek parti deyince de vuracaksın İnönü’ye...

Nitekim diyor ki...

“Türk solu en büyük zulmü tek parti döneminde çekmiştir...”

*

Yahu arkadaşım... Al abaküsü eline veya basit bir parmak hesabı...

Sen 1961 doğumlu bir insansın...

Tek parti dediğin, sen doğmadan 15 yıl önce bitmiş...

*

Canım kardeşim...

Tek parti dediğin 1923-1946... Topu topu 23 yıl...

Bu ülke 1946 yılından beri çok partili hayatta...

Yani 72 yılı çok partili hayatta geçmiş... 68 yılı çok partili Meclis...

60 yıldan fazlası sağ muhafazakâr partiler...

Son 16 yılı Adalet ve Kalkınma Partisi...

*

Yani sen şimdi şunu mu demek istiyorsun...

Aydın dediğin, solcu dediğin insan bir tek tek partide zulüm gördü...

Geriye kalan 72 yılda sol el bebek gül bebek... İsteyen aydın istediğini söyledi, isteyen istediğini gösterdi, çizdi, yazdı...

Ne hapse giren oldu, ne sürgüne giden, ne de zulüm gören...

*

İnsaf et be arkadaşım...

Önceki gün tamam da...

Biraz da düne, bugüne bak yahu...

İYİ FİKİR... ACABA BEN KİMİN FOTOĞRAFINI KOYMALIYIM

Çelik bey, FETÖ zulmü de tek parti dönemi mi

NÂZIM Hikmet’in oğlu Mehmet Nazım’ın ölüm ilanında Gary Cooper’ın fotoğrafı kullanılmış.

İlanı verenlerden Rabia Güreli’yi arayıp sordum.

Mehmet’in vasiyetiymiş... “Bu fotoğrafla hatırlanmak istiyorum” demiş... İnsanın ölüm ilanına bir başkasının fotoğrafını koyması ilginç bir fikir...

Acaba ben kimin fotoğrafını koyardım diye düşündüm...

Galiba Maria Callas’ın bir fotoğrafını koyardım

Neden mi...

Çok basit...

Çünkü...

 

ÇÜNKÜ ‘MASANIN KRALİÇESİ’ OLMAK KRALI OLMAKTAN İYİDİR

- Kadınları erkeklerden daha çok seviyorum ve cesaretlerine daha çok hayranım da ondan...

- Olağanüstü bir sopranonun söylediği bir “La Wally” bana göre insan duygusunun en üst halini temsil ediyor da ondan...

Andre Chenier’den söylediği “La Mamma Morta”, annesine büyük bir sevgiyle bağlı her erkeğin bir gün en güzel ağıdı olur da ondan...

Bir de...

- Masanın kraliçesi olmak, kralı olmaktan daha güzel bir şeydir...

Mezara ölüm ilanının kraliçesi olarak gitmek de öyle bir şeydir diye düşünüyorum...

İşte ondan...

SILA İLE AHMET BARIŞTI VE BANA BU POZU VERDİLER

Çelik bey, FETÖ zulmü de tek parti dönemi mi

BU fotoğrafı geçen cuma günü Haliç’teki eski tersanenin bahçesinde çektim.

Bu bölgeyi Rixos grubu çok güzel bir proje ile yeniden ayağa kaldıracak...

Ahmet Güneştekin çok ses getiren “Ölümsüzlük Odası” adlı eserini sağdaki bu binanın içinde yaptı.

Fotoğrafçılara, belgeselcilere, yönetmenlere naçizane bir önerim var.

Eski tersanenin şu anki hali, olağanüstü bir dekor sunuyor.

Burası yıkılmadan iyi  işler çıkarabilirsiniz buralarda... Özellikle siyah-beyaz...

O akşam sesini, tarzını, duruşunu çok sevdiğim Sıla ile tanıştım.

Ahmet Kural ve Murat Cemcir’le “Ailecek Şaşkınız” filminden sonra tanışmıştım.

Filmi çok sevmiştim... Bu iki arkadaş da harika çocuklar...İnanılmaz bir mizahları, sahicilikleri var.

Ahmet Kural’la Sıla 10 aydır ayrıydı.

Evet barışmışlar ve o gece ilk defa birlikte göründüler.

Ben de bundan istifade bu hatıra fotoğrafını çektim.

 

SILA AĞIR ABLA, AHMET İSE ‘HANIM NE DERSE O’

- Sıla ile Ahmet birbirine çok yakışıyor...

*

- Sıla hafif “ağır abla” gibi duruyor...

Ahmet hafif, alttan alan, “Hanım ne derse odur abi” rolünü çok güzel oynuyor...

*

- Sıla daha rahat içiyor, Ahmet daha kontrollü içiyormuşu oynuyor...

Ama neticede içiyor...

*

- Sıla içince de aynı Sıla oluyor...

Ahmet ise “İçince biraz konuşurum abi”yi çok güzel anlatıyor...

(Yine de içince ben ondan daha fazla konuşuyorum...)

*

Güzel bir geceydi yani...

Güzel insanlar vardı...

Güzel insanlarla beraber olmanın çok güzel bir şey olduğunu, bugünlerde bu muhabbete çok ihtiyacımız olduğunu anladığımız bir geceydi...

AKILLI SAAT SENARYOSU PEK MANTIKLI DEĞİL

GÜYA Kaşıkçı’nın bileğinde Apple Watch akıllı saat varmış ve kendisine yapılan işkence ve sorgulamayı onunla kaydedip “bulut”a göndermiş.

Bana pek mantıklı görünmedi. Birincisi saat üçüncü nesil bir Apple saat.

Bende de aynısı var. Bunlar Bluetooth ile çalışıyor.

Arada duvar varsa o da 10 metreden sonra etkili olmaz.

Ayrıca bu saatin ses kayıt yeteneği yok.

Yani bu haber bana pek mantıklı görünmedi. Acaba diyorum, polisin elindeki ses kaydı başka bir kanaldan mı geldi...

Suudi medyasının sorduğu sorular

- NEW York Times’a göre Suudi medyası, Cemal Kaşıkçı cinayetini 4 başlık altında toplayıp eleştiriyor:

- BİR: 15 kişilik infaz ve temizlikçi timi denilen kişilerin bir bölümün fotoğraflarında yanlarında aileleri de var. Yani gezmeye gelen insanlar.

- İKİ: Bu kişilerin bir bölümü saç ektirmeye gelenler.

ÜÇ: Timi getirdiği söylenen uçağın fotoğrafında arkada kar görünüyor. Ekim ayında İstanbul’da kar var mı diye soruyor.

-DÖRT: Bu olay Katar rejiminin komplosudur diyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Türkiye'nin en güzel yeni yıl kartpostalı 31 Aralık 2020 | 902 Okunma Beluga balinası ve Amur kaplanı ile uyuyan hücrelere mesaj mı 30 Aralık 2020 | 1.123 Okunma Kaybettiğim bir tebessüm ve en güzel komşularımız 29 Aralık 2020 | 1.398 Okunma 26 yaşındaki David mi 70'lik ben mi daha yakışıklı 27 Aralık 2020 | 391 Okunma Dün Metin Akpınar'ı arayıp şu soruyu sordum 26 Aralık 2020 | 2.095 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar