ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Fatura

Ergün Diler
Ergün Diler Takvim Gazetesi
22 Eylül 2018 | 8.4 K
ZLER olayları ve kişileri değerlendirdik. Hiçbirimiz büyük dengeye bakmadı. Bakamadık.
Bilmiyorduk. Bilen yoktu ki öğretsin!
Türkiye'nin tamamına yakını MÜSLÜMAN'dı ancak Sovyetler'in gelip ülkeyi ele geçireceklerini öğreniyorduk.
Silahlar konuşuyor, kamplar ittifaklar kuruluyor, herkes yerini alıyordu.
Şaka gibi...
NATO da bunun sonucunda, yani DENGE sonucunda, ortaya çıkıyordu...
ABD ile Sovyetler arasındaki denge biraz zorunluluktu! ABD asla Sovyetler'i bir rakip güç olarak görmedi. Ama bunu söylemedi de... Dün de bugün de durum aynıdır.
Görmezler ama söylemezler.
Denge hep önemliydi.
II. Dünya Savaşı, Avrupa'nın dengenin bir tarafında olmak için başlattığı bir savaştı. Bir tarafta hep Amerika olacaktı, karşısında ise Avrupa'dan Almanya, İngiltere veya Fransa düşünülüyordu.
Ancak Almanya'nın yaptığı hatalar, Fransa'nın saçmalıklarla dolu stratejisi ve İngiltere'nin "geri plandan dünyayı yönetelim" fikri nedeniyle ihale Rusya'ya, yani o günlerdeki Sovyetler Birliği'ne kaldı.
Avrupa'nın olmadığı bir dengede ABD ile Sovyetler Birliği dengesi olmuyordu ama olmuş gibi gösterilecekti. Ortadoğu ve çevresinde ABD, Sovyetler Birliği kozunu kullanarak güç topluyordu.
Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek yani... Aynı şekilde Sovyetler Birliği de Arnavutluk, Bulgaristan, Çekoslovakya, Doğu Almanya, Macaristan, Polonya, Romanya'yı Varşova Paktı saçmalığıyla birleştirerek dengenin diğer tarafındaki güç oluyordu. Bu paktın kurulmasını da ABD istiyordu tabii.
ABD garip bir şekilde RUSYA ile dengeyi götürmeye kararlıydı. Trump'ın BAŞKAN olduğu seçimlere müdahale edildi tiyatrosu, Akdeniz, Kıbrıs, Ortadoğu'daki çekişme gibi konularıyla RUSYA'nın önemli bir güç olduğu algısı verilmekte. Elbette RUSYA çok önemli bir ÜLKEDİR! Ama DÜNYANIN dengesini oluşturacak iki koordinattan biri değildir, olamaz. Hiç de olmadı aslında!
Petrol fiyatlarını belirleyen ABD, VARİL fiyatını 30 dolara çekse Rusya inanılmaz bir sıkıntı içine düşer. Yani en büyük kozunun kullanım hakkı bile ABD'de.
Rusya da bunu bilerek oyunu iyi oynuyor... ANCAK zaman zaman Washington önemli operasyonlarla Kremlin'e ayar veriyor! Maalesef durum böyle. Drone'larla RUS üssünü vuran, KIZILORDU KOROSU'NU taşıyan uçağı KARADENİZ'de düşüren kimdi?
Bilen biliyor! Bir yandan DENGE oyunu sürüyor, bir yandan da Kremlin'in fabrika ayarları ile oynanıyor! 17 EYLÜL olayı da böyleydi!
Erdoğan, Putin ile Soçi'de bir araya geldi. Bu zirveden hoşlanmayan en büyük güç ABD'ydi! Eğer söyledikleri gibi büyük bir güçseler cevap vermek zorundalardı.
Masaya birkaç seçenek geldi...
Ya terör saldırısı gerçekleşecekti ya Suriye'de Rus askerlerine yönelik bir bombalama olacaktı ya da daha öncekiler gibi bir Rus uçağı düşürülecekti.
Erdoğan, Putin ile görüşürken II-20 TİPİ RUS UÇAĞININ kaybolduğu duyuruluyordu! Arkasından iddialar uçuştu! Esad rejimine ait S-200 tipi savunma sisteminden atılan bir füzeyle "yanlışlıkla" vurularak 15 mürettebatıyla birlikte düşürüldüğü ileri sürüldü. Belli ki hala Rusya'nın ABD karşısında denge olarak durması gerekiyordu.
Ancak en az kendileri kadar önemli bir ülke olan TÜRKİYE ile yakınlaşmaları fatura ödemelerine neden oluyordu.
Çünkü TÜRKİYE maçın kaderini değiştirecek bir oyuncuydu! Moskova rolünün dışına çıkınca adeta fatura ödemek zorunda kalıyordu.
Uçağı, S-200 füzesi düşürmedi.
S-200, S-300 veya S-400'ler Rus savaş uçaklarını düşman olarak görmüyor.
Sistem bu şekilde çalışıyor. Ama kimse buna bakmıyordu.
'USNS Carson City T-EPF-7'den atılan füze ile Rus uçağının düşürüldüğü söyleniyordu. Kulaktan kulağa...
Fısıltılarla. Aslında TAŞIYICI bir gemiydi. Ancak "103 metrelik büyük bir gemi için zor bir saldırı da değildi" denmekteydi...
Dedikodular böyle. Dahası da var!
Hatta bunlar yazılıyor da...
Eğer bu saldırı gerçekleşmeseydi, aynı saatlerde Pentagon liderliğindeki uluslararası koalisyonun Suriye'nin güneyindeki askeri üssü El-Tanf'tan Lazkiye'ye geçen 45 kişilik bir ekip, Rus askerlerine saldırı düzenleyecekti. İkinci ihtimal gerçekleşse belki can kaybı çok daha fazla olacaktı. Bilinmez...
Ancak uçağın vurulup düşürülmesinden sonra olayı en iyi anlayan isim PUTİN'di! İsrail'di, Suriye'ydi denilirken olayı kapatmanın en doğru yol olduğunu gördü sanki. Üzerinde kimse durmak istemedi gibi. Daha önce de çeşitli saldırılarda yara alan RUSYA bu kez hiç sesini çıkarmadı.
Bana garip gelen buydu! 15 kişi ölüyor, uçağın düşürülüyor ama hakkını arayamıyorsun! Bütün bunlara rağmen RUSYA elbette bölgede çok etkin bir güçtür. Büyük devlettir. Ancak bilinmesi gereken şu: TÜRKİYE ile yan yana gelince burada büyük olunmakta. Bu, ABD için de Rusya için de İngiltere için de Almanya için de böyledir...
Biz merkezdeyiz. Dengeyiz.
Bizsiz bir şey olmaz, yapamazlar.
Yapamıyorlar da... Pentagon Rusya'nın kendilerine karşı "gerçekten" DENGE olmasının önüne geçmek için uçaklarını vurdu! 17 EYLÜL buydu! Olaydan sonra Rus DEVLETİ'nin sözcüleri, Suriye için ABD ile çalışmak istediklerini açıkladı. Bu Pentagon'un beklediği bir açıklamaydı.
Şimdi ne olacak? Soru bu!
Rusya bölgede Türkiye'yi sıkıntıya sokmadan ABD ile bir ortaklık yapmak zorunda kalacak. Yoksa bir anda Suriye'de işgalci durumuna düşer, ki bu ihtimal Kremlin'de çok dillendiriliyor.
Pentagon 2020'ye kadar PETROL FİYATLARINI DÜŞÜK TUTMAK İSTİYOR... Bunda da ısrarcı olacaklar gibi... İtirazlar olacak elbette. Bakalım karşılığında neler yaşanacak...
SİYASET ile EKONOMİ yine iç içe!
Hep böyledir. Böyle bakalım...
Petrol fiyatları düşerse AVRUPA çıkar sağlar, Rusya ciddi zarar eder...
Dolar'ın da daha fazla değer kazanmasının önüne geçilir...
Bir taşla kaç kuş kontrol edilir düşünün!

NOT: ABD Başkanı Trump "Biz Ortadoğu ülkelerini koruyoruz, biz olmasak uzun süre güvende olamazlar.
Onlar ise daha yüksek petrol fiyatları için bastırmaya devam ediyor. OPEC tekeli, fiyatları şimdi düşürmeli. Hem de çok hızlı bir şekilde..." dedi. Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER