Bir ‘ağlama duvarı’ olarak Davos

Bu yıl Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos zirvesi, adeta uluslararası mali sermayenin “ağlama duvarına” dönüştü. Dert çok, dilekler ise ölmüş küreselleşme tanrısının arkalarında...

Bu yıl Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos zirvesi, adeta uluslararası mali sermayenin “ağlama duvarına” dönüştü. Dert çok, dilekler ise ölmüş küreselleşme tanrısının arkalarında bıraktığı boşlukta yankılanmaya mahkûm.
 
Şeyler değişirken
Davos “ağlama duvarına” sıkıştırılan “dilek kâğıtlarından” önce, uluslararası mali sermayenin sözcülerinden McKinsey&Co’nun, WEF zirvesi başlarken yayımladığı rapora bir göz atmak yararlı olabilir.
Geçiş sürecinde küreselleşme: Ticaret ve değer zincirlerinin geleceği” başlıklı rapor, bu zincirlerin küresel yapısının değişmekte olduğunu anlatıyordu. Aslında rapora yakından bakınca, bu zincirlerin parçalanmakta olduğu anlaşılıyor. Çünkü rapor, küresel talep yapısının, coğrafyasının değişmeye başladığını, yükselmekte olan ülkelerin (örneğin Çin) içindeki yerel zincirlerin güçlendiğini, yerel ticaretteki artışın, küresel ticareti zayıflattığını söylüyor. Diğer bir deyişle uluslararası mali sermayenin ayağının altındaki küresel zemin parçalanıyor.
WEF’in, bu yıl yayımladığı risk raporunun gerçek temasını, bu parçalanmanın getirdiği kaygılar oluşturuyor: Küresel riskler yoğunlaşıyor, ancak bu riskleri göğüsleyebilecek bir kolektif irade ortada yok, onun yerine bölünmeler artıyor. Dünya güçlü bir biçimde devlet merkezli siyaset dönemine giriyor. Birçok ulus devlet, uluslararası ya da uluslar üstü kurumlardan “kontrolü geri alma” çabası içinde. Bu çabalar küresel risklere kolektif tepki verme olasılığını zayıflatıyor. Küresel sorunlara gittikçe daha çok batıyoruz. Bunlardan kendimizi çıkarmakta çok zorlana...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sahte ikilem 21 Şubat 2019 | 41 Okunma Ah! Yine o ‘hayalet’ 18 Şubat 2019 | 24 Okunma 40. yılında karşı-devrim dersleri 14 Şubat 2019 | 74 Okunma Bir fünye olarak Venezüella 11 Şubat 2019 | 94 Okunma Bir fünye olarak Venezüella 11 Şubat 2019 | 1 Okunma
TÜM YAZILARI