Kırık sandalye...

Saray’ın konuğuna verilen “kırık sandalye” sadece tatsız bir olay ya da kaba bir şaka olsaydı unutulması doğru olurdu. Oysa bu davranış hiçbir ev sahibinin hiçbir konuğuna yapmaması gereken bir...

Saray’ın konuğuna verilen “kırık sandalye” sadece tatsız bir olay ya da kaba bir şaka olsaydı unutulması doğru olurdu.
Oysa bu davranış hiçbir ev sahibinin hiçbir konuğuna yapmaması gereken bir ayıptır.
Türklerin geleneklerine de, uygar insanların törel değerlerine de aykırı olan bu tuzakçı davranış sadece yapanların utancıdır.
Hatta yeraltı dünyasının adamları bile konuk ettiklerini başından sonuna korurlar ve bunu kendi şerefleri sayarlar.
Recep Tayyip Erdoğan’ın sarayında, kendi davet ettiği konukları içinde olan Ekrem İmamoğlu’na verilen “kırık sandalye”, ev sahibinin ayıbı olmuştur.
Bu davranış, ayrıca ülkeyi yöneten siyasal iktidarın nasıl bir “yönetim anlayışı” (zihniyeti- mentalitesi) içinde olduğunu da ortaya koymuştur.
Bir yenilgi durumunda neler yapabilecekleri, ne hileler, ne tuzaklar kurabileceklerinin de örneğidir bu olay. Adaletin kırık terazisi
Açıktır ki, adaletin terazisi kırılmıştır.
Hedefe koydukları kişilere açılan soruşturmanın tutuklama ile biteceği, adaletin kırılan terazisinin yerine zincirlerin konulduğunu göstermektedir.
Tutukluluğu bir ceza olarak kullanma, artık hukuk kurallarının adaletten koparılmış bir infaz aracı yapıldığını gösteren örneklerle kanıtlanmıştır.
Cumhuriyet gazetesinin eski yönetici, yazar ve çizerlerinin çektikleri çile, halen hapis yatan Eren Erdem gibi, Osman Kavala gibi, Selahattin Demirtaş gibi toplumun tanınmış kişileri yanı sıra haksız yere işlerinden atılanlar, yurtiçinde işe giremeyen, yurtdışına...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Savaş ve barış... 14 Ekim 2019 | 107 Okunma Doğayı aldatamazsınız!... 07 Ekim 2019 | 64 Okunma Çocuklarımıza zekâ testi yapalım mı? 30 Eylül 2019 | 139 Okunma Kırık sandalye... 23 Eylül 2019 | 180 Okunma İtibar suikastı... 16 Eylül 2019 | 99 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar