ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Halit’ten sorulan siyasal İslam hesabı!

Balat’ta tarihi şekerci dükkânında rastladım Halit’e .

Enver Aysever
Enver Aysever Cumhuriyet Gazetesi
21 Kasım 2018 | 358

Balat’ta tarihi şekerci dükkânında rastladım Halit’e. İlkokula gidiyor, Suriye’den göç etmiş bir ailenin çocuğu. Aydınlık, güler yüzlü Halit. Önlüğünün cebine koyduğu beziyle masaları temizliyor, servis yapıyor konuklara, çalışan bir çocuk. Söyleşiyoruz. Beş kardeş olduklarını öğreniyorum, babası ÖSO üyesiymiş çevreden söylüyorlar. Fotoğraf çektirdik, ertesi gün sosyal medyada paylaştım, kıyamet bundan sonra koptu.
Sosyal medya ilişkileri demokratikleştirip, eşit mi kılıyor, yoksa ölçüsüzlüğü mü egemen hale getiriyor, tartışmaya muhtaç. Takipçilerim ekseriyetle aydınlanmacı, sosyalist, Cumhuriyetçi kimseler. Yurtsever, insan sevgisi ile dolu olduklarına da kuşkum yok. Ancak söz konusu Suriyeliler olunca ürkütücü söylem çıktı karşıma. Biliyorum ki hedeflerinde Halit ve benzerleri yoktu, lakin öfkeleri yanlış yöne doğru yöneldiği için bu yazıyı kaleme almak zorunda kaldım. Irkçılık öyle salgın hastalık ki, farkında olmadan kapılır insan. O halde izi sürelim.

***

AKP küresel güçlerin, başta ABD olmak üzere Ortadoğu projesi olan “Ilımlı İslam”ın sandıktan çıkıp, iktidara gelen ilk siyasi partisidir. Amaç Suriye, İran (Alevi/Şii) hattına karşı çizgi oluşturmaktır. İki kutuplu dünya çökünce yeni dengeler oluştu. Güçlü Rusya, Çin cephesi oluşmasın diye mikro mezhepçi, dinci, milliyetçi söylem azgın hale geldi. Müslüman Kardeşler anlayışı Türkiye’den sonra Mısır’da iktidar oldu. Orada sert darbeyle devrildi gerçi. Bizde de 15 Temmuz kalkışması bu bağlamda okunmaya muhtaç, kim kimdir karışmış vaziyette.
RTE siyasi deha olarak yanına aldığı Davutoğlu ile birlikte Şam’da namaz kılma düşünü bu süreçte kurdu. Irak’ın ardından sıra Suriye’ye gelecek, sonunda İran’la tamamlanacaktı bölme parçalama eylemleri. Fırsatçı siyasi eğilimleri kenara koyuyorum. İşte Halit’in babası bu süreçte yapay biçimde oluşturulan ÖSO (Özgür Suriye Ordusu adlı cihatçı örgüt) üyesi. Yani küresel olarak kurgulanan, içinde yazık ki Türkiye’nin de bulunduğu koalisyonun savaşçısı!

***

Suriye bu savaşı yalnız veriyor olsaydı, büyük olasılıkla kaybedecekti. IŞİD’in komşumuz olduğu günleri anımsayın, askerlerimizi canlı canlı yakarak katleden vahşilerden söz ediyorum. Ülkemizde sayılarının kaç olduğu belirsiz. Kurulacak olan yeni Suriye devletinin iletişim adresi Antakya olarak yayımlanmıştı internette. Diyeceğim işin bunca içindeydi Türkiye. Sonra Davutoğlu süreci bitti. Rusya, İran desteğiyle büyük oranda topraklarında egemenliği yeniden sağladı Suriye!
Bu süreçte benzerine az rastlanır acılar yaşandı. Ezidi kadınlara tecavüz vahşetini gördük, göçmen teknelerinin battığını/batırıldığını izledik, kamplarda yaşanan insanlık dramlarına tanıklık ettik. Türkiye en büyük göç alan ülke oldu. Toprak bütünlüğü bozulan Suriye’den farklı gerekçelerle kaçan insanlar ülkemize sığınmacı olarak geldi. Elbette çaresizlikten yurdunu terk edenler olduğu gibi, başka hesapları tutmayınca aramıza karışanlar da oldu. Yakın zamanda nüfusumuzun yüzde beşi Suriyelilerden oluşacak. Hakikat bu.

***

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER