Doğmayan halkoylaması: Yok hükmündeki anayasa

15 Temmuz darbe girişimi Türkiye’yi bir felakete götürdü: Başarılı olsaydı, kışla-cami ittifakıyla Türkiye çok koyu bir faşizme kurban olacaktı.

Esas olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ana gövdesinin, ona ek olarak, Silivri kurbanı olan Atatürkçü subayların ve AKP-Erdoğan iktidarına muhalif olan demokrat kamuoyunun da karşı çıkması ile bu girişim bastırıldı.
Şükür ki başarılı olamadı; ama bu kez de 20 Temmuz’da Erdoğan-AKP iktidarının Olağanüstü Hal, OHAL ilan etmesiyle ülke başka bir darbenin kurbanı oldu:
Darbe girişimini “Allah’ın lütfu” olarak niteleyip, “Bu girişim olmasaydı, şimdi yaptıklarımızı yapamazdık” diyen iktidar, OHAL koşullarında uyguladığı baskılar altında, haksız, adaletsiz, dengesiz bir “sözde halkoylaması” yaparak, üstelik bu “sözde halkoylaması” sırasında, yasalara açıkça aykırı olan mühürsüz zarf ve oy pusulalarını da sayıma dahil ederek, rejimi değiştirdi.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
‘Yeni normal’ ve zekâ 02 Haziran 2020 | 1.941 Okunma Gezi Direnişi yalanları 31 Mayıs 2020 | 486 Okunma Atatürk ‘Tekâlîf-i Milliye’yi anlatıyor-6 29 Mayıs 2020 | 138 Okunma İlk darbe: 28 Nisan 1960 Tahkikat Encümeni 28 Mayıs 2020 | 2.092 Okunma AKP içinde hiç rahatsız olan yok mu? 26 Mayıs 2020 | 2.961 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar