ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Hawking’in Tanrısı

Batılı bilimcilerin özellikle de yüksek düzeyde teorik fizik yapan bilimcilerin, felsefi açıdan kafalarını kurcalayan temel bir soru var: Tanrı .

Emre Aköz
Emre Aköz Sabah Gazetesi
17 Mart 2018 | 1.8 K

Batılı bilimcilerin özellikle de yüksek düzeyde teorik fizik yapan bilimcilerin, felsefi açıdan kafalarını kurcalayan temel bir soru var: Tanrı...
Fizikçinin evreni açıklayan formüllerinde Tanrı'ya yer yoktur. Mesela ünlü "e=mc2"... Formülde enerji (e), kütle (m) ve ışık hızı (c) yer alır. O kadar. Evrenin işleyişini açıklamak için formüle bir de T (Tanrı) değişkeni eklenmemiştir.
Burada kastedilen, "Dünyaya niye geldik, hayatın amacı nedir" türünden sorular değil. Çünkü onlar, anlam arayışındaki insanların psikolojik sorularıdır.
Fizikçinin karşısına dikilen 'felsefi' Tanrı sorusunun iki boyutu var: İlki fizikçinin çalışmaları, evrende belli bir düzen olduğunu gösterir. Peki, bu düzenin kaynağı nedir?
İkinci boyut ise çok daha zorludur: Var olan niye var? Niye yokluk değil de, varlık söz konusu?
76 yaşında hayata veda eden büyük fizikçi Stephen Hawking de bu sorulara cevap aramıştı.
Hemen söyleyelim: Hawking dinlerin ortaya koyduğu Tanrı kavramıyla ilgilenmiyordu. Şöyle demişti: "Bire bir ilişki kurulabilen, insan benzeri bir Tanrı anlayışı içindeler. Evrenin sonsuz büyüklüğü ve insanlığın bu sonsuzluk içindeki cüzi ve tesadüfi varlığı düşünüldüğünde, böyle bir Tanrı imkansızdır..." Dinlerin Tanrısı, Hawking'i tatmin etmiyordu ama yukarıda sözünü ettiğim felsefi sorular da aklını kurcalıyordu. Böylece önce şu noktaya ulaştı: "Evren gelişigüzel bir şekilde işlemiyor... Tanrı işte bu düzeni kuran güç olabilir. O zaman biz fizikçiler de Tanrı'nın aklını anlamaya çalışan kişiler oluyoruz." Ona göre, buradan çıkan sonuç şuydu: "Tanrı düzenin kurallarını yarattıysa, insanların işlerine bire bir müdahalesi söz konusu olamaz." (Bu anlayışa deizm...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER