ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Kocatepe’yi nasıl batırdık? Gemi komutanı anlatıyor

Sevgili okurlarım, Kıbrıs Barış Harekatı’nda uçaklarımız Baf limanı önlerinde yanlışlıkla kendi savaş gemilerimizi bombalamış, o saldırılarda Kocatepe batmış, Adatepe ve Mareşal Çakmak muhripleri ise ağır yaralar alarak Mersin’e doğru kaçmak zorunda kalmıştı .

Emin Çölaşan
Emin Çölaşan Sözcü Gazetesi
21 Temmuz 2018 | 508

Sevgili okurlarım, Kıbrıs Barış Harekatı’nda uçaklarımız Baf limanı önlerinde yanlışlıkla kendi savaş gemilerimizi bombalamış, o saldırılarda Kocatepe batmış, Adatepe ve Mareşal Çakmak muhripleri ise ağır yaralar alarak Mersin’e doğru kaçmak zorunda kalmıştı.
Dün bu konuda gemilerimizi bombalayan pilotlardan biri olan Zeki Kılıç’ın sözlerine yer vermiştim. Denizcileri suçluyordu. Bugün sıra bir denizcide, olay sırasında bombalanan Adatepe muhribinin ikinci komutanı Yarbay Mehmet Kolburan’da.
Şimdi olayı Kolburan’ın ağzından dinleyelim:
“Kıbrıs harekatında Adatepe muhribi ikinci komutanıydım. Gemi komutanımız Albay Rızanur Öncü. 15 Temmuz günü Yunan cuntasının Makarios’u devirdiğini öğrendiğimizde Marmaris’te idik. Gelen emirle hemen Mersin’e doğru yola çıktık ve savaş eğitimi yapmaya başladık. Bazı arkadaşlarımız ‘Son anda yine geri döneriz’ diyordu!
19 Temmuz sabahı çıkarma gemilerimiz asker ve cephane yüklü olarak Mersin’den açılmaya başladı. Çok muhteşem ve göz yaşartıcı bir manzaraydı. Bunu görmeyene anlatmak mümkün değildir. Limandaki bütün gemilerin telsizlerine el kondu. Konvoyumuzu beş gemi koruyoruz. Mareşal Çakmak, Adatepe, Tınaztepe, Kocatepe ve İzmit muhripleri…
Biz Adatepe olarak konvoyun en arkasındayız. 20 Temmuz sabahı gün ağarırken çıkarma başladı. Girne kalesinin tam karşısında vaziyet aldık, kaleden bize ateş açılınca biz de kaleye ateşe başladık…
Bu arada limandan çıkan bir Rum hücumbotu üzerimize gelmeye başladı. Bizim o anda beliren uçağımız buna bir tek bomba salladı. Bombanın yarattığı su kümbeti yok olunca bir baktık ki, hücumbot ortada yok! Bu manzarayı görünce ‘Helal olsun pilotumuza’ dedik…

* * *

Askerimiz kıyıya çıkıyordu. Çıktıkları yerin yakınında bir ev vardı, beş on dakika sonra oraya (karargah yapılan eve) Türk bayrağını çektiler, bu iş oldu dedik… (İlk çıkan birliğin komutanı Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’nun şehit düştüğü ev.)
21 Temmuz sabahı (harekatın ikinci günü) bize bir emir geldi: Dokuz muhrip tarafından korunan bir Yunan askeri konvoyunun Rodos’tan hareket edip Kıbrıs’a yaklaştığı tespit edilmiştir. Bu konvoyu karşılayıp durdurmak üzere Kocatepe, Adatepe ve Mareşal Çakmak muhripleriyle derhal Baf yönüne gidip bunları batırın…
Girne’den Baf’a doğru Kıbrıs’ın kuzey sahilini izleyerek yola çıktık. Emirde ayrıca Baf yönüne giderken sahildeki muhtemel hedefleri de bombalayın deniliyordu. Sahilde bir radar istasyonu vardı. Kıbrıs’ı alırsak bu radar işimize yarar diye onu bombalamadık…
O sırada bizim bir uçağımız düşmüş. Mareşal Çakmak denizde parlayan bir şey görüyor. Bize telsizle dediler ki bizi koruyun, o parıltının olduğu yere gidip bakacağız. Gerçekten de düşen bizim pilotumuzmuş. Sal otomatik olarak açılmış ve denizde yüzüyor. Gidip o pilotu kurtardılar. Sonradan o pilot da bizimle beraber bombalandı!..
Sonra bir emir daha geldi: Uçaklarımız (Baf’a yaklaşan) Yunan konvoyunu bombalayacak, siz o bölgenin içine girmeyin. Bizim uçaklar konvoyu bombalayacağı için biz oralarda dolaşıyoruz, Türkiye sahiline doğru inip çıkıyoruz. Yani Baf önlerine gitmiyoruz artık. Bizim geminin savaş harekat merkezi de Anadolu üzerinden gelen uçakları bize bildiriyor. Bir süre sonra harekat merkezi ‘Uçaklar döndüler, bize yaklaşıyorlar’ demeye başladı. Biz neden böyle yaptıklarını düşünürken birdenbire Kocatepe’nin telsizinden ‘Uçak hücumu, uçak hücumu’ diye sesler duyduk…
Tam o sırada Kocatepe’nin sesi kesildi ve birkaç saniye sonra bir gümbürtü de bizim Adatepe’de koptu…

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER