Toplam milli gelir düşerken, kişi başına gelir de düşer

Resmi rakamlara göre 2019 yılının ikinci çeyreğinde (nisan, mayıs, haziran) gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) yani kısaca “milli gelir”, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.5 azalmış....

Resmi rakamlara göre 2019 yılının ikinci çeyreğinde (nisan, mayıs, haziran) gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) yani kısaca “milli gelir”, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.5 azalmış. Ama bu yılın ilk çeyreğine (ocak, şubat, mart) göre yüzde 1.2 artmış. İlk bakışta bu sonuçlar bize “En kötü dönem geride kaldı; büyüme tekrar başladı” diyor. Ancak büyüme sonuçlarını, piyasa bilgileriyle “çapraz olarak tahkik etmek istediğimizde” boşlukta kalıyoruz. Mesela yılın ikinci çeyreğinde hane halkı tüketimi, birinci çeyreğe göre yüzde 3 kadar artmış gözüküyor. Ancak, olmayan mal satılamayacağına göre, bu “talebi” yani perakende satış artışını karşılayacak kadar bir “arz” artışının olmuş olması gerekir. Malum; “yok satmak” olmayan malı satmak değil, “Talebi karşılayamıyoruz” demektir. Üretim artışı yok, ithalat çökmüşse geriye arz artışını sağlayacak tek kaynak “stok eritme” kalıyor. Bir yıldan fazladır hem üretim hem ithalat ciddi geriliyor. Stokları bir türlü eritemedik mi? Ne bitmez mal stoku varmış bu memlekette? BÜYÜMENİN MOTORU CARİ AÇIK AZALMASI Neyse; resmi rakamlara ne kadar güvenmesek de, elimizde kullanacak başka veri seti olmadığı için, yine onlar üzerinden yorumlarımıza devam edeceğiz. 2019’un İkinci çeyreğinde toplam GSYH geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.5 azalmış. Bu sonuç şöyle orta çıkmış: Hane halkı tüketiminin katkısı yüzde 0.62 azalmış, kamu tüketimininki yüzde 0.46 artmış. Toplam tüketimin milli gelire katkısı eksi çıkıyor. Azalış yüzde 0.16. Yatırım harcamalarının katkısı da eksi. Hem de eksi yüzde 7’den fazla. Büyümenin çok düşmesini önleyen tek şey cari açığın azalmasıdır. Cari açık azalması milli geliri 5.67 artırmış. Diğer bir deyişle, eğer cari açık azalmasıydı milli gelirimiz yüzde 7.17 düşmüş olacaktı. Cari açık rakamı küçüldüğü için “küçülme” sadece yüzde 1.5’te kalmış.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekonomimizin tercüme-i hali 23 Ocak 2020 | 432 Okunma Caiz faiz 19 Ocak 2020 | 852 Okunma Muhalefet, iktidarın sorumluluğunu paylaşmaz 16 Ocak 2020 | 400 Okunma Diktatörlükle anarşi arasındaki dar koridor 12 Ocak 2020 | 266 Okunma Sağ olasın pahalı döviz! 09 Ocak 2020 | 487 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar