Traktör

Menzil 1100 kilometre olunca, Ankara’dan gün doğarken ayrıldık.Yozgat, Sivas, Erzincan ve Erzurum’u geçip Kars’a varmamız 13 saatimizi aldı. Yolumuz kıvrıla kıvrıla çoğu zaman bozkırlardan, zaman zaman ormanlardan geçti.

Bugünler rençber (geçimini topraktan sağlayan) Anadolu insanı için hasat zamanıdır. Batıda buğday, doğuda haros (nadasa bırakılan tarlada yetişen ot) için ya yollarda ya tarladaydı herkes. Güne yan tarladaki komşuya “bereketli olsun” diyerek başlıyorlardı.

Yol boyunca en çok sağdan sağdan, ağır ağır ilerleyen traktörleri solladım.
Kiminin arkasında ot dolu römork, kimi biçer olmuş, kimi dolmuş gibi yolcu taşıyordu.
Sabah geçtiğim Kırıkkale ve Yozgat civarında uyku mahmurluğu, öğlen vardığım Sivas ve Erzincan civarında (öğlen sıcağından olsa gerek) ter, akşam ulaştığım Erzurum ve Kars civarında ise yorgunluk çökmüştü insanların yüzüne. Hepsinin ortak yanı “kavruk” tenleri ve nasırlı elleriydi. Hani moda tabiriyle “amele yanığı”ydı hepsi: Başları, elleri kararmış, elbise altında kalan yerleri beyaz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
“Reyiz”e güvenenler ile emeğine güvenenler! 01 Nisan 2020 | 4.655 Okunma İstifa etse küçük düşürülmeyecekti! 30 Mart 2020 | 17.769 Okunma Güven! 28 Mart 2020 | 4.298 Okunma Karantina fırsatçıları: Dindar nesil mühendisleri 25 Mart 2020 | 8.621 Okunma En az 50 bin tahliye 23 Mart 2020 | 7.919 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar