Hani yalan, iftira ve algıydı?

25 yıllık gazetecilik yaşamımın bana öğrettiği en önemli kurallardan biri “siyasetçilerle polemiğe girmeme” kuralıydı.

Münazaralarda en büyük silahı hamaset, ajitasyon, demagoji olanlarla, fikirle, veriyle baş etmek imkansızdır. Siz hangi bilgiyi, hangi veriyi paylaşırsanız paylaşın, istediğiniz kadar somut olgulardan söz edin, onlar “algı” der, “iftira” der, “yalan” der çıkar işin içinden.
7 Haziran 2019 Pazar günü yayınlanan “51 günün bilançosu” başlıklı yazımla ilgili benzer bir durum yaşadım.

“ALGI, YALAN, İFTİRA” KOROSU

Önce, İstanbul Valiliği bir açıklama yaptı. Özetle 51 günlük harcamanın rutin olduğunu, borçlanma olmadığını ve alınan personelin de geçici olduğunu duyurdu. Açıklamanın finalinde “yalan ve iftiralarla” yargıda hesaplaşmaktan söz ediliyordu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ünye Fatsa bir oldu da sizinle baş edemedi! 21 Eylül 2020 | 1.817 Okunma Bu politikalarla merkezde kalınabilir mi? 19 Eylül 2020 | 1.371 Okunma 15 Eylül 1918 ve resimlerdeki gizemli adam 18 Eylül 2020 | 2.332 Okunma Vurun Canan’a! 16 Eylül 2020 | 3.151 Okunma Kafamda “tuhaf” sorular 14 Eylül 2020 | 3.981 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar