Bir “kadına şiddet” tanıklığı

Sözcü Gazetesi Yazarı Deniz Zeyrek'in bugünkü (28.11.2022)''Bir “kadına şiddet” tanıklığı'' başlıklı yazısı.

Hava yeni kararmıştı. Eşimle birlikte caddeden aşağı doğru yürüyorduk.

Biri arkamızdan hızlı adımlarla bize yaklaşıyordu.

Elinin arkasında bir şey saklıyordu.

Son zamanlarda “yeşil”, “mahmut yıldırım” ve “beyaz toros” takma adlarını kullanan birileri tarafından ölüm tehdidi içeren mesajlar aldığımdan, durumdan tedirgin oldum.

Eşimden kenara çekilmesini istedim.

O çekilince önüne geçtim ve bizi geçmesi için yol verdim.

Hızlıca yanımızdan geçti. Elinde 40 santim uzunluğunda, 7-8 santim çapında yuvarlak bir sopa taşıdığını fark ettik.

Neyse ki hızlıca yanımızdan geçti gitti ve Meclis Parkı'na doğru yürüdü.

Biz de Meclis Parkı'na varmadan sağa döndük ve yürümeye devam ettik.

Dört-beş adım gitmiştik ki bir kadın çığlığı duyduk.

İlk aklıma gelen, bir kadının TBMM parkında yaşayan ve mahallelinin “beşli çete” adını taktığı beş köpekten korkup çığlık attığıydı.

Sesin geldiği tarafa yönelince durumun farklı olduğunu gördüm.

Biraz önce yanımızdan geçen adam, bir kadını ıssız parkta tek başına kıstırmıştı.

Bir taraftan karşısındaki kadına bağırıyor, diğer taraftan da elindeki sopayla kadının telefonunu kırıyordu.

Kadın telefonunu almak isteyince sopayla kadına vurmaya başladı.

Kadının çığlıkları daha da artınca, ben “dur ne yapıyorsun” diyerek yanlarına koştum.

O sırada TBMM'nin personel girişinde nöbet tutan polis de kulübesinden çıkmıştı. Polis adama durmasını söylüyordu ama duvarın arkasındaki nöbet yerini terk edemediği için bir şey yapamıyordu.

Başta elinde kesici bir alet ya da silah olmasından endişelensem de sopanın kadının kafasına ve sırtına çarptığında çıkardığı sesi duyunca dayanamayıp müdahale ettim.

Saldırganın kollarını tutarak kadından uzaklaştırmaya çalıştım.

Hâlâ vurmaya çalışıyordu.

Elinde kesici bir alet ya da silah olmadığından emin olunca, daha güçlü müdahale ettim.

Yüz üstü yatırıp kollarını arkada birleştirerek hareketsiz hale getirdim ve TBMM'nin kapısında nöbet tutan polisten destek çağırmasını istedim.

O sırada yoldan geçen biri daha destek oldu ve polisler gelinceye dek saldırganı sabit tutmayı başarabildik.

TBMM'de görevli polisler kısa sürede yanımıza geldi ve saldırganı kelepçeledi.

Kadının karşısında özgüven ve güç patlaması yaşayan saldırgan, artık yalvar yakar ağlayan korkak birine dönüşmüştü. “Bir daha yapmayacağım” diye bağırıp duruyordu.

Mağdur kadının kafasında elle hissedilir şişlikler vardı. Birilerini aramaya çalışıyordu ama elleri titrediğinden telefonu tutmakta dahi zorlanıyordu. Zaten telefonu da çalışmaz hale gelmişti.

Çare olarak polislerden telefon etmelerini istedi.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ağız Sütü! 04 Şubat 2023 | 364 Okunma Sarıkamış: 1915-2023 03 Şubat 2023 | 424 Okunma Güçlü programa zayıf eleştiriler! 01 Şubat 2023 | 3.576 Okunma “Sıfırlama” 30 Ocak 2023 | 2.024 Okunma Millet pası! 28 Ocak 2023 | 2.173 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar