ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Futbolla olan aşkımıza Passolig girmiş

Deniz Sipahi
Deniz Sipahi Hürriyet Gazetesi
21 Ekim 2018 | 3.9 K

GEÇEN gün bir arkadaşım aradı.


Hasta Beşiktaşlı...
Bugün oynanacak Göztepe maçına bilet bulamadığı için benden yardım istedi.
Göztepeli dostlarıma söyledim, bileti buldular.
Ama TC kimlik numarasını verince Beşiktaş Passolig’i olduğu ve Beşiktaş kontenjanı dolduğu için sistem buna izin vermedi.
Bir Beşiktaşlı da Göztepe tribününde maç seyredemiyor.
Ben Passolig’e karşı değilim.
Geçmişte yaşanan olaylar böyle bir uygulamayı zorunlu hale getirdi.
Benim itirazım sporda geldiğimiz noktaya...
Gazeteci olduğum için benim böyle dertlerim yok.
Ben basın kartımla akredite olup maçlara gidebiliyorum.
Ama düşündüm, ailemle maça gitmek istesem ve örneğin oğlum Atlas’a Karşıyaka Passolig’i çıkarmış olsaydım, gidip Göztepe maçını birlikte izleyemeyecektik.
Oysa ben babamla ne Göztepe maçı bırakırdık, ne Altay, ne İzmirspor, ne Altınordu maçlarını...
Üç büyüklerin hiçbir maçını da pas geçmezdik.
Tribünlerin tansiyonu hep yüksek olmuştu ama şiddet olaylarını hiç hatırlamıyorum.
Düşündüm de...
Bu uygulamalar benim gibileri futboldan soğuttu.
Ben fanatik bir taraftar hiç olmadım.
Sezar’ın hakkını Sezar’a, bükemediğin eli öpen tarafta oldum.
Futbol benim için bir eğlenceden ibaret aslında...
Arkadaşlarınla, ailenle, sevdiklerinle maça gider; heyecanlı birkaç saat geçirirsin.
Hepsi o kadar...
Ama anlıyorum ki, benim gençliğimdeki gibi değil hiçbir şey...
Futbolla olan aşkımıza Passolig girmiş.


İzmir bir spor kenti olmalı

YERİ gelmişken yine yazayım istedim.
Bugün Göztepe ile Beşiktaş oynuyor.
Geçmişte üç büyükler geldiğinde beraberinde binlerce taraftarıyla birlikte gelirdi.
Ki...
Bundan sonra İstanbul–İzmir Otoyolu bittiğinde on binleri de gelebilir.
Ama bizim stadımız yok.
Bornova’daki stadımız bu maçlara uygun değil.
UEFA kriterlerine uygun en az 50 bin kişilik statlar istiyoruz.
Hep yazıyorum.
Futbol sadece futbol değildir.
Spor sadece yarış değil; aynı zamanda ekonomidir, sosyal hayattır, kültürdür.
Çok şeydir.
Eğer bir futbol mabedimiz olsaydı Beşiktaşlılar günler öncesinden İzmir’e gelir, otellerinde kalır, restoranları doldurur, maçlarına giderdi.
Şimdi sınırlı sayıdaki kontenjanla idare ediyoruz.
Bu fırsatları kaçırıyoruz.
İzmir bir spor kentidir.
İzmir’de iyi ve büyük statlar istiyoruz.


OBİ, ben çok sevdim

BU hikayeyi bana Cengiz Yavaş anlattı.
Yavaş’ı iş dünyasından iyi tanıyorum.
Son dönemde güzel işler de yapıyorlar.
Alsancak’ta OBİ adında bir restoran açtılar.
Karadeniz yemekleri yapıyorlar.
Ben gittim galiba o gün biraz fazla da kaçırdım.
Hikaye şöyle...
Avni Efendi, 1900’lü yıllarda Karadeniz’de yaşamış bir fırıncı. Çocuk yaşta girdiği fırında usta olmuş, usta-çırak ilişkisiyle yetişen Avni Efendi, orduya çağrılmış ve Milli Mücadele dönemine aktif olarak katılmış. Bu zor koşullarda bulduğu tahılları öğüterek un haline getiren ve cephede ekmek yapan Avni Efendi, bölüğün gıda ihtiyacını karşılamış. Savaştan sonra döndüğü memleketinde büyükçe bir fırın kuran usta, bu alanda çok sayıda insanın yetişmesine öncülük etmiş.
Yani Rize’de, Trabzon’da, Ordu’da Avni Efendi’nin lezzetlerini sunan çok sayıda şef ortaya çıkmış.
Karadeniz’in bu lezzetli tariflerini bulup çıkarmışlar.
Yavaş ailesi şimdi bunu İzmirliler için yapıyor.
Bir de slogan bulmuşlar.
Çok hoşuma gitti.
“Siz 1408 kilometre gitmeyin diye OBİ marketiyle mutfağıyla geldi” demişler.
Yazıyorum.
İzmir gibi bir kentte alternatif mekanların olması gerekir.
Dünya mutfağında da çok eksiğimiz var.
Ama Anadolu mutfağını tanıtan yerlerimiz de olmalı.
OBİ de onlardan biri işte...


Aklım Bodrum Cup’ta kaldı yine

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER