ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Halit Ziya Uşaklıgil'in kırk yılı 'Bireyin sınırlarına sıkışan roman'

Tarih, oklarını her zaman edebiyata da fırlatmıştır .

Damla Yazıcı
Damla Yazıcı Aydınlık Gazetesi
13 Şubat 2018 | 54

Tarih, oklarını her zaman edebiyata da fırlatmıştır. Özellikle Tanzimat gibi büyük toplumsal kırılma dönemlerinde değişen siyasi yargıların sanata yansıması da kaçınılmaz olmuştur. Batı’nın “üstünlüğünün” kabul edildiği bu dönem devlet kurumlarına yenilikler getirirken, yazın hayatına da yeni türler, biçimler ve nitelikler getirmiştir. “Roman” bunların sadece bir tanesiydi. Bununla birlikte bireyselleşmenin toplumun başat özelliği olmasıyla Osmanlı’da doğumu geç ama büyümesi hızlı bir çocuk gibi olgunlaşan en önemli tür roman olacaktır.

Edebiyat tarihinde “teknik anlamda” ilk roman “Taaşuk-ı Talat ve Fitnat” olmakla birlikte, hemen hemen tüm edebiyat düşünürlerinin üzerinde uzlaştığı, ilk “gerçek roman”ın Halit Ziya Uşaklıgil’in “Aşk-ı Memnu” eseri olduğudur. 1900’de yayımlanan eser romanın çömezliklerinden arınıp, bir özne olarak belirdiği ilk eserdir. Bu konuda Fethi Naci şöyle der: “Aşk-ı Memnu Halit Ziya’nın en başarılı romanı. …Bence ilk gerçek Türk romanı. Nedeni belli: Aradan seksen yılı aşkın bir süre geçtiği halde bugün de zevkle okunmakta. Zamanın yıkıcı gücüne dayanmayı başarabilmiş beş-on Türk romanından biri.”

Peki, Halit Ziya’nın daha önce yazdığı “Ferdi ve Şükerası”, “Mai ve Siyah” gibi belli edebi değeri olan eserlerini, hatta Şinasi’den başlayarak Namık Kemal’i, Ahmet Mithat Efendi’yi, Recaizade Ekrem’i geride bırakıp Türk edebiyat tarihinde bir kırılma yaratan “Aşk-ı Memnu”sunu diğerlerinden ayıran nedir? Bu sorunun tartışılması, Tanzimat’tan itibaren Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının kendini bulma sancılarını da önümüze serecektir.

AŞK-I MEMNU

Devamını Oku