ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Kaygan zemin

Daha evvel de zikrettiğimiz üzere ABD’nin değişmez politikaları vardır .

Cihad Artan
Cihad Artan Milat Gazetesi
22 Şubat 2018 | 43

Daha evvel de zikrettiğimiz üzere ABD’nin değişmez politikaları vardır. Başkan hangi görüşe sahip olursa olsun, namı değer MÜESSES NİZAM daima son sözü söyleyen unsurdur. Tabi din, silah ve para lobilerinin bu hususta etkin rol üstlendiği de bir gerçek. Amerikan tarihine aynı gözle bakılırsa sayısız misaller verebiliriz. Bu hep böyle olmuştur. Bundan sonrada pek değişeceğe benzemiyor. Tıpkı Trump'ın, YPG'ye silah vermeyeceklerini açıklamasına rağmen Pentagon'un aksi tavır sergilemesi gibi…

Fakat alınan karalar nasıl kolay kolay değişmezse, konjonktürel şartlara göre de yenileneceğini unutmamak elzem. Bu kimi zaman tehir, kimi zaman oyalama, kimi zamanda en az hasarla durumu kotarmakla matuf. Hoş! Fayda zarar analizinde, zarar tarafı ağır basan bir politikayı göz göre göre de diretecek değiller.  

O nedenle ABD'den gelenlerin, neden geldiği ve neler söylediği bu çerçevede değerlendirilmeli. Yoksa Amerika’nın olası mezhep savaşını önlemek, Türkiye'ye yönelik terör tehditlerini bertaraf etmek, PKK/YPG, DEAŞ vb. terör örgütlerini bitirmek yâda bölgeye huzur getirmek için gelmediği muhakkak. Ettikleri laflar her ne kadar bu yöndeyse de “ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz” realitesi asıl olanı ispatlar nitelikte.

Bu noktada Devletimizin, ABD yönetimiyle ETİK koşullarda diplomatik bağı kopartmaması elbette ki yerinde bir davranış… Lakin karşımızda yaptıkları yapacaklarının delili olan bir ABD söz konusuysa, durup bir kere daha düşünmek gerekiyor. Kaldı ki “PYD/YPG’yi PKK ile savaştıralım” dan tutunda, “YPG’ye ağır silah vermedik ki toplayalım” ve “Türkiye’ye seyahat uyarısı mı yayınlamışız” gibi zavallı söylemler KARAKTERİSTİK özellikleri…

Anlayacağınız ABD; bu aralar oyun kurmaktan daha çok, sıkışmışlıktan kurtulmak adına OYUN BOZUCU bir tarz takınıyor. Kısaca uyguladıkları yöntem Türkiye’yi YORARAK enerjimizi tüketmeye endeksli seyrediyor. Yoksa Irak ve Suriye’yi parçalama, Türkiye’yi çevreleme, Rusya’nın etkinliğini kırma ve İpek Yolunu tahakkümü altına alma hedeflerinde, en ufak bir sapma olduğunu iddia etmek saf dillilik olacaktır.

O cihetle Devletimizin; Tilerson ve Master’ın söylemlerini sahada filen görmek istemesi gayet doğal. SONUÇ ALICI bir şart getirerek sınırlandırması da… Fakat sadece bu bile birilerini endişelendirmiş olacak ki bir anda Esed’in PKK/PYD ile anlaştığı ve rejime bağlı milislerin Afrin’e gideceği haberleri düştü. Akabinde yaşanan bir dizi telefon trafiğinde KARŞILIKLI İŞBİRLİĞİ VE EŞGÜDÜM MESAJLARI verilirken, Devletimizin “Suriye hükümet güçleri bu yola girerse sonuçları olur” şeklindeki kararlılığı, bir kes daha teyit edilmiş oldu.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER