ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Babam küser diye öpüşme sahnesi yazmıyorum

◊ Deliha’nın ilk filmi ile ikinci filmi arasındaki fark ne Gupse?- Bence oyunculuğum da, yazarlığım da gelişti .

Cengiz Semercioğlu
Cengiz Semercioğlu Hürriyet Gazetesi
14 Ocak 2018 | 133

◊ Deliha’nın ilk filmi ile ikinci filmi arasındaki fark ne Gupse?
- Bence oyunculuğum da, yazarlığım da gelişti. 4 sene oldu. Her iş zaman geçtikçe daha iyi olur. Ben de hata yapa yapa, kendi hatalarımı göre göre daha iyi bir iş çıkardım. İlk filme göre ikincisi bence daha iyi.

◊ Şimdi baktığında ilk filmde neleri eksik görüyorsun?
- Yazarken karakterin derinliğini oturtamamışım, skeç gibi yazmışım. Çok fazla bel altı küfür yoktu ama cinsiyetçi söylemler vardı. Şimdi bakınca “Ulan ne gerek vardı” diyorum bazı şeylere.

◊ “Deliha 2”de cinsiyetçi söylemler ya da bel altı küfür yok mu?
- Hiç yok. Aksine çok feminist bir film.

◊ Giderek feminist mi olmaya başladın?
- Evet ya, yaşlanıyorum diye galiba...

◊ Yaşlılıkla mı ilgili sence feminist olmak?
- Bence öyle. 34 yaşındayım. Gittikçe tamamen feminist olacağım gibi geliyor. Sinemada hikaye yazan ve oynayan ilk kadın olunca üzerime bir şey giymiş oldum. Bu kıyafet de hoşuma gitti. Yeni jenerasyon bu karakteri ve beni çok sevdi. Dolayısıyla her yaptığım şey onlara örnek olacağı için yaptığım şeylere çok dikkat ediyorum artık.

◊ “Görümce”yi mi daha çok sevdiler sence, “Deliha”yı mı?
- Çocuk kitlesi “Deliha”yı daha çok sahiplendi. Deliha biraz daha oyuncak gibi bir karakter. “Görümce”, görümcesinden çeken kadınları etkiledi. Çocuklar görümcenin anlamını bile bilmiyordu.

◊ “Deliha”nin ilk filmi 1.6 milyon, “Görümce” 1.9 milyon izlendi. “Görümce”nin ikinci filmini de yapacak mısın?
- İnsanlar istiyor. İkinci filmi yazacağımı düşünüyorum. Aslında devam filmlerine çok mesafeliydim. Ama baktım, sinemadan sonra televizyonda gösterilince daha çok kitleye ulaşıyor.

◊ Televizyonda yayınlanınca daha çok para kazandırıyor bir de...
- Ben kazanmadım. Ben zora koşmayı seviyorum. “Deliha”dan sonra hemen ikinci filmi yapacağımı düşündü insanlar. Aslında yazmıştım da. Ama arada “Görümce”yi yaptım. Çünkü hep aynı karaktere devam edersem ona mahkûm olabilirdim. O yüzden risk alıp “Görümce”yi yaptım. Ondan sonra “Bu kız başka şeyler de yapıyor ve izletebiliyor” denmeye başladı.




“DELİHA” SERİYE DÖNECEK GİBİ DURUYOR

◊ “Deliha”, “Recep İvedik” gibi seriye dönecek mi?
- Dönecek gibi duruyor. Ama ben bu kiloyu bir daha alıp verebilir miyim bilmiyorum. Seri yapacağım diye sağlığımdan olabilirim.

◊ Riskli değil mi?
- Riskli. Her sene daha da zorlaşıyor. Doktorlar “Saçmalama” diyorlar. Hollywood’da insanlar global işler yaptıkları için onların canına minnet. 100 milyon kazansam ben de 120 kilo alırım. Ben yaptığım işe saygı duyduğum için bunu yapıyorum. Ama çok kısa sürede yapıyorum. İki ayda kilo alıp 1 ayda vermeye çalışıyorum. Kollarım sallanıyor o yüzden.

◊ Detoks merkezine gitmiştin geçenlerde. Nasıl geçti?
- Çok güzel bir yer. Sadece kilo vermek için gidilen bir yer değil. Vücudundaki toksinler, ödemler, yağlar gidiyor. Filmden sonra yorgun oluyorum ve orası benim için rehabilitasyon merkezi gibi oluyor.

◊ Şişman olmanın zorlukları yok mu?
- Var. Nefesin değişiyor, hareketlerin kısıtlanıyor. Bir anda şiştiğim için enerjim de düşüyordu. Devamlı uyuyup yemek yiyordum.

◊ Galadaki ilk tepkiler nasıldı?
- Çok güzeldi. Ben filmi izlerken “Acaba çok mu drama kaçtık” diyordum. Ama böyle bir karakterin hem güldürüp hem ağlatması iyi bir şeymiş, onu gördüm.

◊ Ağlayacak mıyız filmde yani?
- Evet ama amacımız bu değildi. İlk filmde karakter derinliği 10 metreyse, “Deliha 2”de 50 metre. Karakterin o travmalarını ve zayıflıklarını görmek insanları biraz üzüyor galiba.

CEM’E “ULAN YANDIK, BİZİ BİTİRECEKSİNİZ” DEMİŞLİĞİM VAR

◊ Cem Yılmaz’ın karşısına çıkıyorsun. Onun da “Arif v 216” filmi vizyonda. Çok iddialı değil mi? “Keşke aynı anda çıkmasaydık” dedin mi?
- Dedim. Hatta Cem’e bile “Ulan yandık, bizi bitireceksiniz” demişliğim vardır. Şaka bir yana benim kitlem biraz daha çocuklar olduğu için “Neden olmasın” dedik. Bir de nereye kaçacaksın ki? Her hafta yeni bir film vizyona giriyor. Bir tanesinden kaçsan bir başkasının karşına mutlaka düşüyorsun. “Arif v 216”, “Aile Arasında”, “Ayla” gibi filmler sinemaya izleyici çekti. O yüzden başka filmlerin de şansı oluyor. Böyle deyip haftaya hastaneye yatarmışım “Tutmadı!” diye. (Gülüyor)

DİZİLERDE OYNAMAYI SEVEMEDİM

◊ Bundan sonra filmlerini kendin mi yöneteceksin?
- Çok istiyorum. Çok iyi bir duyguymuş. Yazdığın şeyi görmek istediğin gibi çekmek çok güzel bir şey.

◊ “Ben yazayım, ben yöneteyim, ben oynayayım” olayı biraz egosantrik değil mi?
- Öyle duruyor. Ama becerebiliyorsa herkes bunu tercih eder. “Direksiyonu ben tutayım, kardeşim sen vitesi değiştir, frene de sen bas karıcığım” demek gibi diğeri. Her şeyini sen yapınca iyisiyle kötüsüyle sahipleniyorsun filmi.

◊ Senin hiç dramatik bir yanın yok mu?
- “Deliha 2”deki sürpriz o. “Görümce”de de vardı. Yaşlanıyorum galiba, trajediye doğru gitmeye başladım. Sadece komediyle kalmak istemiyorum. Seneye korku filmi bile yapabilirim.

◊ Dizilere dönmeyi düşünmüyor musun?
- Diziyi sevemedim. Televizyonda çok fazla ünlülük durumu var ve benim bununla aram iyi değil. Ünlülükten de zevk almadım, dizilerdeki o memuriyetten de. Her hafta bir şey yapmak zorundasın. Bağlılık gerekiyor. Benim ruhum, istediğim zaman istediğim şeyi yapmaya kurulu. Sinemada daha özgürsün. “Dizi yapmayacağım” diye bir şey demiyorum tabii. Belki dijital platformlar için bir dizi yapabilirim. Onu stok çekiyorsun.

◊ Sen kendin ünlüyken, Türkiye’nin en ünlü adamlarından biriyle beraberken “Ünlülükten zevk almadım” demen garip değil mi?
- Bu hoşumuza gidiyor mu? Gitmiyor. İkimizin de ünlü olması iyi bir şey değil. Sinemaya gitmeyeli 2 sene oldu.

◊ O zaman ünlü olmayan biriyle birlikte olsaydın...
- Ama aşk bu. İnsan ünlü diye aşktan vazgeçer mi?

◊ “Dizilerde olmam” diyerek acaba kısmetini mi kapatıyorsun?
- 5 senedir bunu söylüyorum ama teklifler gelmeye devam ediyor.

◊ Kabul etmediğine göre demek ki sinemadan iyi kazanıyorsun...
- Yetiyor. Ama diziden daha çok kazanırım. Bölüm başı ücret alındığı için. Hele bana teklif edilen rakamları duysan... Ama mutlu olur muyum? Olmam.

◊ Paracı değilsin o zaman...
- Değilim.

◊ Lükse düşkün müsün?
- Hiç değilim.

◊ Ama lüks bir araban var. Hem de ilk filminden sonra almıştın.
- Benim üniversitede de arabam vardı. İstanbul’a geldiğimde arabaya ihtiyacım yoktu. Ama köpeklerimi gezdirebilmek için araba lazım oldu. Çünkü taksiler kabul etmiyordu. Gıcık oldum ve gittim bagajı büyük bir araba aldım.

◊ Kedin kayıptı, bulundu mu?
- Bulamadık. Çok üzülüyorum. Biraz daha konuşursam ağlamaya başlarım.

◊ Şu anda evde kaç hayvanın var?
- İki köpek ve bir kedimiz var. İtalyan ailesi gibi kalabalığız.

◊ Hayvan hakları yasasıyla ilgili ne düşünüyorsun?
- Bu konuda çok agresifim. Savunmasız canlılara şiddet gösteren herkese ben de şiddet göstermek istiyorum. “Deliha 2”de de bunun altını çizmeye çalıştık. Köyceğiz’de Yılmaz Hoca’nın (Erdoğan) köpekleri ve kedileri filmde gönüllü oynadı. Orada bunun mesajını vermeye çalıştık. Sosyal medya sayesinde insanlar bu şiddeti daha çok görmeye başladı. Farkındalık oluşmaya başladı. Devamı da gelecek. Ben de bunu yapan insanların hapse girmesini istiyorum.

“YALAN DÜNYA” HAYATIMIN KIRILMA NOKTASIDIR

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER