ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Kemalist vesayet hortlarken

Bir Kemalisti nasıl tanırsınız? Bunu tespit etmek çok kolay .

Cem Küçük
Cem Küçük Türkiye Gazetesi
14 Kasım 2018 | 9.5 K
Bir Kemalisti nasıl tanırsınız? Bunu tespit etmek çok kolay. 1960 ve 28 Şubat darbesini destekliyor ama 1971 ve 1980 darbesine karşıysa o kişi Kemalisttir.  Normal bir Kemalist asla demokrat olmaz. Çünkü öyle olsa bütün darbelere şiddetle karşı çıkması gerekir.
Yakın dönemde, özellikle 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini, e-Muhtırayı, 367 garabetini hatırlayanlar Kemalistlerin gücü elini geçirdiğinde neler yapmaya çalıştığını hatırlayacaktır. Başarılı olsalardı Erdoğan ve ailesi Menderes'ten beter hâle getirilecek, AK Parti'yi destekleyenler görülmemiş acılar yaşayacaktı. Kemalist vesayet odakları açıkça Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ'dan darbe yapmasını istiyorlardı. Beklenti bu yöndeydi. Ancak başaramadılar.
Erdoğan liderliğindeki millet bu darbe girişimine izin vermedi. Dönemin gazetelerini ve yazılanları, 2007 Mayıs'ından Eylül ayına kadar olan dönemi bir inceleyin. Gazeteci, akademisyen denilen pespaye tipler açıkça millet iktidarının devrilmesini isteyen yazılar yazdılar. 2008 Mart'ında AK Parti'ye açılan kapatma davasını, dönemin Hürriyet gazetesini detaylı analiz edin. Hepsi AK Parti'nin kapatılmasını, Erdoğan'ın siyasi hayatının bitmesini istiyordu. Sonuç Hürriyet'in patronajı yakın tarih anısı oldu, yazarları "medeni ölü" konumundalar.
2007-8 dönemi Kemalistlerin niyetini göstermesi bakımından ibretliktir. Arada Türk tarihinin en hain terör örgütlerinden FETÖ çıktı. Erdoğan liderliğindeki Türk milleti bu teröristleri tarihin çöplüğüne gömdü. Ama işte tabiat boşluk kabul etmiyor.  FETÖ vesayeti bitti, ama yerine Kemalist vesayet yerleşmek için hemen başverdi. Geçen sene o zamanlar Türkiye gazetesinin Ankara Temsilcisi Nuri Elibol güvenlik bürokrasisinin tepe isimleriyle görüşüp bir yazı dizisi hazırlamış ve şöyle bir değerlendirmede bulunmuştu: "Bundan sonra orduda biri darbe girişiminde bulunacak olursa bunlar kendilerine Atatürkçü diyenler olacaktır." Tabii kıyamet kopmuştu.
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçti. Kemalist avukatlar FETÖ'cü iş adamlarının davalarını yüklü paralarla aldılar. Bazı Kemalist yargı mensuplarına, gazeteci ve aydınlara, sağda solda kalmış kendine Atatürkçü diyen bazı tiplere bir cesaret geldi.  Bu arkadaşlar FETÖ'yü kendilerinin bitirdiğini sanıyorlar. FETÖ bitince iktidarı da bitiririz sanıyorlar. Arkadaşlar FETÖ'yü siz değil, Erdoğan liderliğindeki bizler, yani bu millet bitirdi. Kemalistler içlerindeki hırsı, intikam duygusunu bir türlü yenemiyorlar.
Birkaç ay öncesini hatırlayalım: Muharrem İnce 2 Haziran'da  Habertürk TV’de ısrarla ve sürekli olarak şunu söyledi: “Önce FETÖ’cüler içeri girdi, şimdi onları devlet içinde bu konumlara getirenler içeri girecek. 60 generali eleyip Akın Öztürk’ün önünü açanlar cezaevine girecek.” Bakın yargılarız da demiyor, Erdoğan'ı içeri atacağız diyor. Mine Kırıkkanat, "Size gününüzü göstereceğiz" anlamında cümleler sarf ediyor. Dursun Çiçek, "AK Parti'yi yargılamak isteyen birçok başsavcı var" diyor. Daha neler neler...
Sonra da şahin biz oluyoruz. "Efendim sakin olalım, hızlı gitmeyelim" diyen ezikler var... İyi de karşı tarafı görmüyor musunuz? İntikam çığlıkları atan onlar. Atatürk'e tek kelime hakarette bulunmayanlar anında tutuklanıyor. Kemalist avukatlar FETÖ'cü iş adamlarının yüksek meblağlarla avukatlığını yapıyor.  Sokaklarda taraftar grupları dindarlara dümdüz gidiyor. Her şey açık değil mi? 
Hep derim, yeniden diyorum: Atatürk'ün arkasına saklanarak, Atatürk'ü kirli emellerine alet edenlerle uzlaşma olmaz. İstediğiniz kadar alttan alın intikam duygusuyla hareket eden onlar. Aşağılık kompleksi sahibi bazı sözde muhafazakârlar fazla iyi niyetliler. Hatta korkaklar. Yarın devir değişirse diye gözlerine uyku girmiyor.
İşte görüyorsunuz. Fırsat bulduklarında neler yapıyorlar. Azıcık boşluk gördüklerinde her türlü melaneti yapmaktan çekinmiyorlar. Kemalist vesayet hortlamaya çalışıyor. Yıllarca Atatürk'ün arkasına saklanıp bu millete hakaret edenler artık bunu yapamayacaklar. 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat'lar artık tarih oldu. Bunu kafanıza sokun. Yoksa beyaz atlı prens değil milletin tokadını sandıkta yediğinizde afallayıp duruyorsunuz. Ondan sonra da akıl hastanelerinde yer kalmıyor. Başkan adaylarınız bile size şizofren demek zorunda kalıyor.
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER