ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Devletlerin sırları olur

ABD’de Alex Jones adında bir gazeteci var .

Cem Küçük
Cem Küçük Türkiye Gazetesi
10 Ağustos 2018 | 6.7 K
ABD’de Alex Jones adında bir gazeteci var.  Adam aslında bir komplo teorisi uzmanı. Öyle uçuk iddiaları var ki, duysanız dudağınız uçuklamakla kalmaz beyin devrelerinizi bile yakarsınız.
Alex Jones’un kurduğu “Infowars” adında bir medyası var. Burada kendine göre olayları yorumluyor. 11 Eylül’ün Amerikan derin devletinin işi olduğunu söylemekten tutun da iklimlerin kontrol edildiğini bile iddia ediyor. Yeni Dünya Düzeni isimli bir örgütün ABD devletini kontrol ettiğini bile söyledi Jones. Daha neler neler.
Jones’un “Infowars”da dile getirdiği iddiaları geçmişte dile getiren çok kişi oldu. Texe Marrs bu alanda başı çekiyor. “Illüminati/Entrika Çemberi” komplo teorisyenlerinin el kitabı durumunda. O kitapta şöyle bir komplo teorisi vardı: “Boris Yeltsin, David Rockefeller’in yakın arkadaşı. Sovyetler yıkıldıktan sonra Yeltsin’i iktidara getiren derin dünya devletiydi.” Marrs teorisine kanıt olarak da Rockefeller ile Yeltsin’in de içinde olduğu bir resmi gösteriyordu.
Marrs başka kitaplar da yazdı. İklimlerin kontrol edilmesi, kuraklık diye bir şeyin olmadığı, UFO’lar ve daha neler neler. Elbette bunların bir alıcısı var. ABD’de kıyamet kopacak diye evlerinde yatmayıp çadır kurup sokaklarda yatanlar var.
Alex Jones geçmişte Marrs ve benzerlerinin dile getirdiği komplo teorilerini daha estetize ederek söylüyor. Ağzı iyi laf yaptığı, yeri geldiğinde küfrettiği ve agresif olduğu için videoları ayda 10 milyon kişi tarafından izleniyordu. Temmuz’da 17 milyonu bulmuş.
 
Komplo teorileri yasaklansın mı?
 
Alex Jones ana akım medyaya çıkan biri değil. Teorileri de Apple, Facebook ve Spotify gibi sosyal medya alanlarında dolaşıyordu. Ancak Jones’un videoları tüm bu platformlardan kaldırıldı. Facebook, "şiddeti yüceltmek, şiddet politikamızı ihlal eden; transseksüel, Müslüman ve göçmen insanları anlatmak için insanlık dışı bir dil kullanmak" nedenleriyle Jones’un sayfalarını kapattığını açıkladı. Apple ise Podcast yayınlarını Facebook’a benzer bir açıklamayla kaldırdı.
Twitter’ın sahibi Jack ise Jones’un sayfalarını kapatmadığını söyledi. “Onun görüşleridir. İnsanlar her şeyi okuyarak kendi fikirlerini oluşturabilir” dedi. En mantıklı açıklama yapan oydu. Bu çağda yasak bir işe yaramaz. Kaldı ki Jones millî güvenliği ihlal edecek bir şey de söylemedi.
Öyle olsa -Snowden ya da Julian Assange gibi- zaten ABD yargısı ve devleti devreye girerdi. Jones pek belli etmeden akılcı bir taktikle 2016 seçimlerinde Trump’ı destekledi. Hillary Clinton’a “tam bir şeytan” benzetmesi yaptı. Trump’ın seçimleri kazanmasından sonra Alex Jones daha şöhretli hâle geldi.
 
Donald Trump’a mesaj mı?
 
Normalde gülünüp geçilmesi gereken Jones’un sayfalarının kapatılması ABD ana akımında büyük sevinçle karşılandı. Washington Post’tan Christine Emba dün “Farewell, Infowars. You won’t be missed” (Elveda, Infowars. Özlenmeyeceksin) diye bir yazı yazdı. Snowden’ı güzelleyen, Jullian Assange’a gazetecilik yaptı diyenler Emba’nın yazısından anlaşılacağı üzere Jones’un yasaklanmasına bayram ediyorlar.
Onları bu kadar korkutan nedir anlamış değilim. Devlet sırlarını açıklamadı. Millî güvenliğe ihlal değil. Ee, o zaman? Yoksa bu yasak Donald Trump’a bir mesaj mı? Galiba öyle. ABD medyasının ne kadar ikiyüzlü olduğu görülüyor.
Trump dönemi ABD’sini eleştirdiği için göklere çıkarılan John Krasinski’nin yönetip başrolünü Emily Blunt’la paylaştığı A Sessiz Yer (A Quiet Place) filmi var. Oradaki canavar imgesi Trump’ın kendisi. Güya insanlar konuşamıyormuş. Bu filmi sevenler nedense kendileri gibi düşünmeyenlerin yasaklanmasından hoşnutlar. Liberal faşizm böyle bir şey.
Benim kıstasım belli. Terör örgütleri desteklenmedikçe, millî güvenlik ihlal edilmedikçe, devleti yıkmak hedeflenmedikçe, anayasal düzeni bozmak istemedikçe her şey konuşulur, yazılır.
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER