Cem Küçük
Cem Küçük Türkiye

Bylock'la ilgili bazı sorular

20 Ekim 2017 | 13.6 K

FETÖ'nün çökertilmesinde en önemli etken hiç şüphesiz bylock'un bulunmasıydı. Şayet MİT bylock'u bulamasa kripto FETÖ'cülerin çoğu deşifre edilemeyecekti. Hâlâ aramızda olacaklardı. Belki de 15 Temmuz darbe girişimi benzeri teşebbüslerine devam edeceklerdi. MİT'in tespitine göre 215 bin FETÖ'cü bu iletişim yöntemini kullanmış. Fransa, Amerika, Belçika, Kırgızistan gibi ülkelerden de bylock kullanıcıları var.
Yargıtay'ın son kararına göre de bylock kullanmak net örgüt delili. Bylock varsa FETÖ'cüsün demektir. Ancak bazı yargı kararlarına ve uygulamalara bakılınca bylock konusunda bazı soruların sorulması gerekiyor. Eğer bir FETÖ'cüde sadece bylock varsa ve hakkında başka suç isnadı yoksa tutuksuz yargılanabiliyor. Bu tür yargılananlar 7.5 ila 9 yıl arasında ceza alıyor. Terör örgütü üyesi olunca da bu işin kurtuluşu olmuyor.
Kamuoyundaki bir diğer iddia da bylock'ta ayrımcılıklar yapıldığı yönünde. Şu an şehir efsanesi mi, gerçek mi belli olmayan bir dedikodu var. Bu dedikoduyu duymayan gazeteci neredeyse yok gibi. Meşhur iki iş adamında bylock çıktığı ve bu iki isme dokunulmadığı yönünde dedikodu mekanizması her yerde dile getiriliyor. Hatta polislerin onları almaya giderken yoldan döndükleri film senaryosu gibi söyleniyor. Bu konuya da açıklık getirilmesi lazım. Çünkü açıklığa kavuşturulmadığı takdirde, bazı bylock'çuların korunduğu algısı yerleşiyor.

Devamını Oku