Can Ataklı
Can Ataklı Sözcü

Mavi Marmara’daki “Kudüs” nedir?

07 Aralık 2017 | 9.5 K

Bİ SORALIM BAKALIM

Yepyeni bir dış krizimiz var biliyorsunuz. Erdoğan “İsrail’le diplomatik ilişkimizi kesebileceğini” açıkladı. Çünkü Amerika İsrail’in Kudüs’ü başkent yapmasını kabul edeceğini bildirdi. Buna çok öfkelenen Erdoğan “Sen böyle yaparsan ben de İsrail’le ilişkiyi keserim ona göre” dedi. Tabii Erdoğan neden İsrail’le diplomatik ilişkiyi kesiyor da Amerika ile kesmiyor, bunu anlamak mümkün değil. Çünkü Erdoğan’ı kızdıran hamle İsrail’den değil Amerika’dan geliyor. İsrail zaten uzun süredir başkentin Kudüs olduğunu söylüyor. Sadece bunu resmen ilan etmek kararını erteliyor. Amerika elçiliğini Kudüs’ü taşımaya karar verirse bu İsrail için büyük destek olacak ve onlar da resmi açıklamayı yapabilecekler. Şimdi resmi durum bu, Erdoğan ise sanıyorum son günlerdeki büyük sıkıntısını İsrail üzerinden aşabileceğini düşünerek yeni bir hamle başlattı. Son 24 saatte İslam ülkelerinin liderleriyle müthiş bir telefon trafiği yapan Erdoğan önümüzdeki hafta İslam ülkelerini bir araya getirecek. Buradan ne karar çıkar, İslam ülkeleri Erdoğan’a beklediği desteği verir mi, bu hamleden sonra Amerika ve İsrail geri adım atar mı, bunları göreceğiz. Ancak benim sormak istediğim bir nokta var. Erdoğan’ın öfkesinden anlaşıldığı kadarıyla Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına şiddetle karşı. Okurlarımdan biri İsrail’le Mavi Marmara gemisinde ölen kişilerin tazminatı ile ilgili yapılan anlaşmayı göndermiş. 6 maddeden oluşan bu anlaşmanın son cümlesi şöyle; “Bu anlaşma Ankara ve Kudüs’te 28 Haziran 2016 tarihinde her biri eşit derecede geçerli Türkçe; İbranice ve İngilizce dillerinde ikişer nüsha akdedilmiştir. Yorum farklılığında İngilizce metin esas alınacaktır.” Bu cümledeki Kudüs vurgusuna dikkat ettiniz herhalde. Anlaşma Ankara ile Kudüs arasında yapılmış. Neden Kudüs? Diplomatik dilde bazen ülkelerin adı yerine başkent kullanılır. Bu cümledeki üslup iki ülke adı yerine iki ülkenin başkentlerinin isimlerinin kullanıldığını gösteriyor. Kısacası bu ifadeden Kudüs’ün “İsrail’in başkenti olduğu” anlamı çıkmıyor mu? Yani Türkiye aslında “zımnen” de olsa Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu çoktan kabul etmiş ve resmi anlaşmalarında da bunu kullanıyor. Bu durumda İsrail’e yönelik esip gürlemenin de tıpkı ötekilere yapılanlar gibi saman alevi gibi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

DEDİKODU

Devamını Oku