Burhan Ayeri
Burhan Ayeri Yeniçağ

Şakir Süter rahmet istedi

14 Kasım 2017 | 109
Bir yerde mesleğe birlikte başlayıp, genelde hep aynı yerlerde çalıştık. Siyasi çizgimizde bazen farklılıklar oldu ancak, hayatının son yıllarında hemen hemen aynı rotayı izledik. Büyük final öncesi 16 yılımız aynı katta geçti. Odalarımız birbirine bakardı. Beşiktaş en önemli tutkumuzdu. Ziyaretçileri arasında önceliği politikacılar alırdı. Ben bu işi hâlâ beceremiyorum. Sebebi çok basit. Bazılarına yakın olmaya özen gösteremedim. Örneğin Gürcan Dağdaş'ı sevmişimdir. Kimilerine ise yakınlık duyamadım.Başka anlam çıkarılmasın ama günümüzün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu Şakir hep sevmiştir. Celal Adan da sıkça ziyaret ederdi. Benim bunlarla yaptığım karşıdan selamlaşıp "merhaba" ya da "hoşgeldiniz"le süslenen iki kelime ve tebessümdü. Aklıma merhum meslekdaşım Şakir Süter takıldı. Bu şöyle başladı -fazla detaya girmek istemiyorum-: Soylu ve Adan ikilisi gündem oluşturmaya başladılar. Bakanımız için eleştiri yapmaya da çekiniyorum. Bu defa Mehmet Ağar "kızıyor". Ne diyeyim, istediği "gönül alma"yı beceremiyorum, kusura bakmasın. Celal Adan'ı partisinin Bayrampaşa toplantısında farkettim. Şu sözleri kafama takıldı:"MHP'nin baraj altında kalacağını söylemek abesle iştigaldir."Tarzı Demirel'den esinlenme. Demek ki aklında kalan bu kadar. Bereket "don biçme"lere girişmemiş. Celal Adan'dan birkaç gün önce de CNN Türk'te haberlere, adı kamuoyu araştırmacısına çıkmış İhsan Aktaş katılmıştı. Kendisine İYİ Parti'nin seçim şansı soruldu. O da "% 3-4 bandında oy alır" diye geveledi. Sonunda biraz daha indirim yaptı % 3'te karar kıldı. Acaba Aktaş söylediğine gerçekten inanıyor mu? Yoksa Ak Parti için yaptığı anketlerden gelen ranta bağlama peşinde mi?Sonuçta; hiç sanmam ama ne Adan'ın, ne Aktaş'ın haklı çıkması mümkün değil. Ancak Aktaş'la bahse girmeye hazırım. İYİ Parti ilk seçimde Meclis'te rahatlıkla grup kuracaktır. Klasik benzetmemi İYİ Parti için de tekrarlayacağım:"Çıtayı hiç gerilmeden aşan yüksek atlamacı atlet gibi"***Eskilere dönünNTVve NTV Spor'un ortak yayınını seyrettim. Erdoğan, tesadüfe bakın hakkında o gün yazdıklarımı adeta onayladı.. O'nun unuttuğu Dolapdere sahasındaki turnuvaları bilen biri olarak epeyi eskilere götürdü. Annesi Tenzile Erdoğan'ı da tanıma mutluluğuna erişmiştim. Hani "Cennetlik" derler ya, öyle bir insandı. Sevgi, saygı rahmetle andım.%100 Futbol'da görüşleri alınan eski futbolcuların hepsini biliyorum. Bülent Azaklı gerçekten iyi kaleciydi. Nevruz Şahin Fenerbahçe forması bile giydi. Arif Özgülüş için  futbolcu-müzisyen diyebilirim. Halen öğretim üyesi, pek çok koroyu çalıştırıyor. TRT Müzik'e programlar yaptı. Vefalı olmak güzel şey.Güncel soru ve cevapları tüm medyada izlediniz. Hepsini tek cümleyle özetlersem: "Tesis var, sporcu yok". Bunları tekrarlamayacağım sadece Murat Kosova'ya birşeyler söylemek istiyorum. Yüzücü kızıyla ilgili konuyu gereksiz tekrarladı. Ayrıca bir daha böylesi bir imkanı bulursa lütfen Cumhurbaşkanı'nın sözlerini bölüp durmasın.Tesisleşme ve sporcu sayısındaki artış istatistiklerini beğendim. Bunları hazırlayanların Spor Bakanlığı'ndan olduğunu anladım.***Telafi zamanıGeçen Perşembe 11.20 ile 17.05 arası elektrik arızasının kurbanı oldum. Televizyon seyretme imkanı bulamadım. Oysa Orhan Ayhan'la programında Pele'nin işleneceğini duymuştum. Neticede TRT Spor'un gizli kahramanlarından tekrar gün ve saatini öğrenebildim. Dün sabah 04.52'de ekran başına kuruldum. Bir elimde selfservis Doğu Karadeniz çayı, öbür elimde kalem seyrettim.Gerçek bir spor uzmanı Ömer Üründül'ün konukluğu olaya renk kattı. Garrincha-Pele kıyaslamasından yola çıkılıp Messi-Ronaldo mukayesine gelindi. Bu dörtlüye Maradona eklendi. Böylece "Futbol Tarihinin Muhteşem Beşlisi" seçildi.Arada Fenerbahçe ile Peleli Santos'un Dolmabahçe'deki maçının görüntüleri yayınlandı. Doğal olarak anlatan Orhan Ayhan'dı. O'nun yaptığı Pele röportajları da unutulmadı. Merhum Sedat Üründül'ün inanılmaz futbol tutkusu da anlatıldı. Bilmediğimiz yeni özelliklerini de öğrendik. Yenilenecek AKM'nin kaba inşaatı onun eseri. Ayrıca Harbiye'deki Radyo Evi tamamen onun elinden çıkma.Bu arada Ömer Üründül'lü hayranlıkla izlediğimi itiraf etmeliyim. TV 8.5'daki Dünya Kupası Play Off'larının yorumculuğuna başladı. Aklın yolu bir. Zaman sadece çapsızları yok eder, böylesi değerleri ise parlatır. Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER