ÇOK OKUNAN YAZARLAR

23 Nisan 1920 ruhu canlandı

ATATÜRK ve devamında Tayyip Erdoğan'ın, TAM BAĞIMSIZLIK VE KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLİ EGEMENLİK YÜRÜYÜŞÜ KESİNTİSİZ SÜRÜYOR .

Bülent Erandaç
Bülent Erandaç Takvim Gazetesi
15 Temmuz 2018 | 4.5 K
ATATÜRK ve devamında Tayyip Erdoğan'ın, TAM BAĞIMSIZLIK VE KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLİ EGEMENLİK YÜRÜYÜŞÜ KESİNTİSİZ SÜRÜYOR. Asırlarca dünyaya hak ve adalet dağıtan Osmanlı İmparatorluğu'nun, Birinci Dünya Savaşı'yla Haçlı Batı tezgâhlarıyla parçalanmasından sonra, 23 Nisan 1920, Türkiye şanlı tarihinin yeni bir başlangıcı ve yeni bir dönüm noktasıydı.
İstiklaline aşık Türk Milleti, Büyük Millet Meclisi'ni Cenâb-ı Hakk'ın lütfüyle Nisan'ın 23'üncü Cuma namazından sonra açmıştı. Milletin vekilleri ve bakanlar, Hacı Bayram Veli Camii Şerifi'nde namaz kılmış, Kur'an-ı Kerim'in ve namazın nurlarından feyiz alınmıştı. Sakal-ı Şerif ve Sancak-ı Şerif'i alınıp Meclis'e gidilmiş, kapıda dua okunarak kurbanlar kesilmişti. Aynı anda, vilayetlerde hatim indirilmiş, Buhar-i Şerif okunmuştu. Ezandan önce minarelerde salâ verilmiş.
Mevlid-î Şerif okunmuştu.
Hacı Bayram-Meclis muhtevası tam anlamıyla bir Türkiye manzarasıydı. Milletin bütün unsurları, Kurtuluş Savaşı'nı sevk etmek için gönül birliği yapmışlardı. Türkiye Cumhuriyeti'nin mayası işte orada atılmıştı. 98 yıl sonra, 9 Temmuz Millet Zaferinin mimarı Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ve yeni hükümet, aynen 23 Nisan 1920'de olduğu gibi, Hacı Bayram'dan yola çıktı. 100 YIL ÖNCE İSTİKLAL SAVAŞINI KAZANDIRAN RUH, 100 YIL SONRA İSTİKBAL SAVAŞINI KAZANDIRMAK ÜZERE YENİDEN CANLANDI.

9 Temmuz'un geleceğe yansımaları
9 TEMMUZ 2018, tarihimizdeki sayısız zafer ve başarı gibi, bize, hepimize aittir. 9 Temmuz, millet egemenliğinin ortak sesidir.
9 Temmuz, dünyada zulme, baskıya, vesayete, darbelere direnen her milletin bayramı olmayı hak edecek kadar büyük bir hareketin nişanesidir. 9 Temmuz, her türlü farklılığın üzerinde, her türlü siyasi görüşün, yaklaşımın, oluşumun üzerinde, siyaset üstü bir değerimiz olarak tarihin beyaz sayfalarında yerini almıştır.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın, 9 Temmuz konuşmasında vurguladığı "Bundan sonra bize düşen MEDENİYETİMİZİN
İHYASI için kaybettiğimizi zamanı geri kazanmak için çalışmaktır, ama çok çalışmaktır" sözleriyle verdiği mesajı çok iyi irdelemeli ve üzerinde önemle durmalıyız.



Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski TBMM binasında düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi 1. Toplantısı Açılış Töreni'ne katılarak konuşma yaptı.

'Medeniyet ihyası'
TARİH: 21 Ekim 2017. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, Medeniyetler Şurası'nda konuştu: "İslam medeniyeti, kimi zaman Araplar'ın, kimi zaman Farisiler'in, uzunca bir zaman da Türkler'in ön planda olduğu 1400 yıl boyunca dünyaya damgasını vurmuş bir medeniyettir. Selçuklu ve Osmanlı'nın yönü, istisnalar hariç hep Batı'ya dönük olduğu için Avrupa'nın İslam telakkisi, genellikle bizim ecdadımız üzerinden şekillenmiştir.
İslam medeniyeti, köklerinin derinliği ve beslendiği kaynaklar itibarıyla ilelebet ayakta kalacak bir medeniyettir. Tüm saldırılara rağmen medeniyetimizin o çelik çekirdeği sağlamdır.
Dünyayı insani çizgide tutabilecek yegâne güç İslam medeniyetidir. Bize düşen, bu kıymetli hazineyi üzerindeki çamurlardan arındırıp insanlığın hizmetine sunmaktır. Bunun için de tek yapmamız gereken kendimizi sürekli geliştirmek, ikmal etmek, çalışmak, mücadele etmektir. Kendi Rönesanslarını bize borçlu olduğunu söyleyenlerin karşısında bugün ortaya koyacak neyimiz var?
Elhamdülillah kaynaklarımız sağlam.
Saf ve sahih şekilde yerli yerinde duruyor ama eğer bu kaynakları değerlendiremiyor, hayatınıza aktaramıyorsanız hayatınız zayıf kalmaya mahkûmdur.
Bir zamanlar Himalaya'lardan Pireneler'e, Karadeniz'den Hint Okyanusu'na kadar geniş bir coğrafyaya ışık saçan, insanların huzur ve mutluluk kaynağı olan İslam medeniyetini yeniden ayağa kaldırmak bizlerin elindedir.
İnancı, ilmi, tefekkürü hep birlikte hayatın merkezine yerleştirmeden de bu vazife yerine getirilemez.
İnşallah silkinişin, dirilişin, yükselişin çok yakın olduğuna inanıyorum."

DERİN SÖZ
"ELLERİNİ ovuşturarak Türkiye'nin diz çökmesini bekleyenlere derslerini hep birlikte verdik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle 150 yıla yaklaşan demokrasi arayışımızın ve 95 yıllık cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadığımız denemelerin çok ötesinde, geçmişte yol açtığı siyasi, sosyal ve ekonomik kaoslar sebebiyle ülkemize çok büyük bedeller ödeten bir sistemi artık geride bırakıyoruz." (Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan) Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER