Fırtınalı zamanlarda topluma yön veren hafıza
Kimse 'tarih tekerrür etmez' demesin. Eder. 2026'ya girdik. Ama devran dönüyor. Çünkü dünya devran devrandır. Bundan yaklaşık yüz yıl önce sahnede olan ne varsa bugün yine karşımızda. Zaman makinesine...
Kimse 'tarih tekerrür etmez' demesin. Eder. 2026'ya girdik. Ama devran dönüyor. Çünkü dünya devran devrandır. Bundan yaklaşık yüz yıl önce sahnede olan ne varsa bugün yine karşımızda. Zaman makinesine girmiş gibiyiz. Almanlar'ın 'zeiten wenden' dediği 'değişen zamanlar'da yaşıyoruz. Ülkemiz, bölgemiz ve dünya hızla dönüşüyor. Batılı statüko çözülüyor. Batı imgesinin taşıyıcı kolonu konumundaki 'Pax Americana/ Amerikan hegemonyası' tarihe karışıyor. İnsanlık çok kutuplu bir dünya düzenine doğru ilerliyor. Yeni Türkiye, jeo-stratejik açıdan bariz bir şekilde içinde yer aldığımız küresel ve bölgesel değişime en çok etki eden aktörlerden biri konumunda. Zira hem farklı kutuplar ve kıtaların merkezinde yer alıyor hem de ayrı bir burç olarak yükseliyor.
Türkiye'nin Garp ile Şark arasında Mavi Vatan olarak ilan ettiği 'Mare Nostrum'da yani Akdeniz'de hegemonyasını yeniden tesis etme hamlesi bölgesel ve küresel dengeleri sarsıyor. Afrika, Asya ve Avrupa gibi farklı coğrafyalarda attığımız ezber bozan adımlar ülkemizi yenidünya düzeninin en etkili güç odaklarından birine dönüştürmüş durumda.
Şimdi yapılması gereken bu yeni düzenin nasıl kurulacağı ve nereye evrileceği üzerine...