Doğu Akdeniz’de kim galip gelecek?

Geçen yüzyılda olduğu gibi 21. yüzyılın küresel siyasetinin güç merkezinde yine petrol ve gaz var. Enerji kaynaklarının çıkartılması, enerji havzalarıyla yollarının kontrolü ve enerji pazarlarından pay kapma konusundaki küresel mücadele her geçen gün daha da kızışıyor.

Bu nedenle küresel güçlerin enerji politikaları her açıdan dış politikalarının da belirleyici mihveri haline geldi.
Özellikle Türkiye'ye komşu enerji zengini bölgelerde devreye sokulan emperyalist stratejiler, ulusal çıkarlarımız açısından jeo-politik yaklaşımları elzem hale getiriyor.
Dolayısıyla Türkiye, bekasına yönelik 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden sonra ihmal ettiği jeo-politikaya muhteşem bir dönüş yaptı.
Suriye'ye yönelik harekâtlardan sonra ülkemizin en çok ses getiren jeo-politik hamlesi S-400 füzelerinin alımı, TANAP, Türk Akımı ve nükleer santral projeleri ile Libya anlaşması oldu.
Ezber bozan bu hamlelerle Atlantik'in Doğu Akdeniz'deki kirli senaryolarına ağır darbeler indiren Türkiye, devreye soktuğu yeni savunma konseptiyle küresel siyasette stratejik...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
ABD’yi ‘çözmek’ 09 Temmuz 2020 | 1.895 Okunma Asıl düşmanımız ‘müttefiklerimiz’ 05 Temmuz 2020 | 95 Okunma Sosyal medya değil ‘alçak siyaset medyası’ 02 Temmuz 2020 | 1.567 Okunma Solun ulusal ve sınıfsal ihaneti 28 Haziran 2020 | 92 Okunma Amerika ile yeni ‘balayı’ 25 Haziran 2020 | 146 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar