ÇOK OKUNAN YAZARLAR

İbretiâlem mi dedikodu mu?

Münir Özkul için tören düzenlendiği saatlerde, sosyal medya onun tiyatro ve sinemaya katkılarını paylaşmak yerine, “Birikmiş kira borcunu ya da hastane masraflarını kimin ödediği” bilgisini paylaşıyordu .

Belma Akçura
Belma Akçura Milliyet Gazetesi
14 Ocak 2018 | 58

Münir Özkul için tören düzenlendiği saatlerde, sosyal medya onun tiyatro ve sinemaya katkılarını paylaşmak yerine, “Birikmiş kira borcunu ya da hastane masraflarını kimin ödediği” bilgisini paylaşıyordu...

Doğu toplumlarında “acıma” duygusu marazidir. Bağışta bulunur, yardım eder, iyilik yapar ancak bütün bu yapılanlar, büyük bir gürültüyle dile getiren kesim için, aynı zamanda  “var olma” nedeni sayılır. Dolayısıyla iyi niyetle yapılsa da sunuş ve dile getiriş biçimi çoğu kez “onur kırıcı” bir şekilde tezahür eder.

İstanbul’da hayata veda eden Türk tiyatro ve sinemasının duayen isimlerinden Münir Özkul için tören düzenlendiği saatlerde, sosyal medya onun tiyatro ve sinemaya katkılarını paylaşmak yerine, “... birikmiş kira borcunu, kendisine kimin nasıl ev aldığını ya da hastane masraflarını kimin ödediği” bilgisini paylaşıyordu. Özkul ailesi bütün bu iddiaları reddettiğinde ise sosyal medyada bu bilgiler bir yazar adıyla açılan bir sitede 71 bin 753 paylaşım ve 8 bin yorumla paylaşım rekorunu çoktan kırmıştı. 

İddiaların yalanlanmasını bir tarafa bırakalım. Diyelim ki bu bilgiler doğru. Peki, bir insanın birinin yaptığı yardımseverliği överken, yardım gören insanları ya da ailelerini teşhir ederek utandırmaya hakkı olabilir mi? Kamu yararı bunun neresinde? Buradan nasıl bir sonuç çıkartacağız… Paylaşılan bilgi ibretiâlemlik bir durum mudur? Yani bakın “…sanata sahip çıkmayan, değer vermeyen bir ülkede sanatçılar bile başkalarının yardımına muhtaç hale geliyor” diyebilmek için midir? Ya da bizde de hayırsever insanlar var demek için midir?

Ahlaken tartışmalı bir konu

Öyleyse bunu anlatmanın çok daha farklı yolları olmalı. Bir sanatçının 20 tiyatro oyunu, 220 film ve 10 dizide aldığı rolleri, ödülleri, oyunculuğunu bir tarafa bırakıp, ekonomik durumunu konuşmak en azından ahlaken tartışmalı bir konudur. Ünlü insanların da özel hayatı, lekelenmeme hakkı vardır ve sadece yaşayanlar için de değildir. Üstelik Özkul ailesi yıllar önce Kültür Bakanlığı’nın iğreti bir ifadeyle yaptığı “muhtaç yardımı” parasını onur kırıcı bulduğu için reddetmişken, daha da önemlisi sosyal medyada paylaşım rekoru kıran bu iddiaları ailesi yalanlamışken, bir sanatçının ekonomik durumu biyografisinin “tamamlayıcı” unsuru sayılabilir mi?    

Uluslararası Haber Ombudsmanları Örgütü onur üyesi ve Toronto Üniversitesi’nde Gazetecilik üzerine dersler veren Öğretim Üyesi Jeffrey Dvorkin bir sanatçının ekonomik durumu ile ilgili bu tür bilgilerin haber olarak değil, dedikodu olarak ifade edilebileceğini söylüyor.  

Güzel olan, Türkiye medyasının özellikle gazetelerin tutumu da bu yönde oldu. Sosyal medyada hoyratça paylaşılan bu “dedikodu” habere itibar etmedi. Bazı gazeteler de sadece iddiaların aile tarafından yalanlandığı bilgisine yer vermekle yetindi.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER