‘Gönül hoşluğunun gramı kaça?’

Iskalamak gerek. Bazen attığın taşın yerini bulmaması gerek. Gidip bakasın ki taşı nereye atmışsın. Hatta attığın taş kafana değmeli, gözüne değmeli, diline değmeli, bazen geri dönüp...

Iskalamak gerek. Bazen attığın taşın yerini bulmaması gerek. Gidip bakasın ki taşı nereye atmışsın. Hatta attığın taş kafana değmeli, gözüne değmeli, diline değmeli, bazen geri dönüp gönlüne değmeli. Kırılsın gönlün ki anlayasın kimi kırmışsın, ne duymuş ne söylemişsin, ne kadar yol almışsın. Hangi yapaylığın yamacına bağdaş kurmuşsun, ne kadar gevezelik etmişsin.

Hangi taşın altına koymuşsun elini? Kime yoldaşlık etmişsin, neyin çabasında kaybolmuşsun? Hep atış yaparsın, durulanmaya ve yükünü atmaya bak.

İyi bir söz gönle dokunur, bir adım atarken o adıma tesir eder. İyi bir bakış gönle tesir eder, susar kalırsın.

Bir kez toprağa değmemişsen hikmetsiz olur sözlerin. Birbirimizi ne hale koyduk. Ne sokaklardan geçirdik. Sonunda ölüm çatıyor şükür ki. Ecel ile el sıkışmışız ezelden. Ezelden yolun sonu belli olmuş.

Hiç rüyadan uyanmayacak gibi amel edersin. Söylenirsin...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
‘Ulvî olan ancak sükûttur’ 23 Ocak 2022 | 83 Okunma Gülmeyen milyonlar… 16 Ocak 2022 | 100 Okunma ‘Gönül hoşluğunun gramı kaça?’ 09 Ocak 2022 | 66 Okunma Bu devlet kimin? 02 Ocak 2022 | 142 Okunma Türk/Türkiye meselesi 26 Aralık 2021 | 156 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar