Bekir Coşkun, anayasa, penaltılar, Kışlalı ve 10. köy...

Unutulmaz kalem Bekir Coşkun’u kaybetmenin acısını yalnız ailesi veya arkadaşları değil, yalnız yıllardır her sabah onunla uyanan sadık okurları değil, aynı zamanda nezaketle ve hicivle, kimi zaman da...

Unutulmaz kalem Bekir Coşkun’u kaybetmenin acısını yalnız ailesi veya arkadaşları değil, yalnız yıllardır her sabah onunla uyanan sadık okurları değil, aynı zamanda nezaketle ve hicivle, kimi zaman da keskin bir şekilde eleştirdiği siyasi kesim de yüreğinde hissetti. Çünkü onlar da çoğu zaman gizli gizli, sözde eleştirmek için dayanamadan her sabah okuyorlardı kendisini. Bazen kıskanarak, bazen imrenerek, bazen kızarak ama için için hep hayran kalarak! Bekir Coşkun, doğruları gizlemeden şeytanın bile aklına gelmeyecek noktaları birbirine bağlayan, bunu en zarif üslupla yapan büyük bir ustaydı. İşte, “dokuz köyden kovulma ve 10. köyü arama” böyle bir yaşamda şekillendi.

Hayatımızı karıştıran bitmez çelişkilerin ülkesi

Geçen iki hafta, Anayasa Mahkemesi’nin Enis Berberoğlu kararının, bir alt mahkeme tarafından reddedilmesini ve artçı şoklarını tartıştık. Anayasa Mahkemesi’nin otoritesi altında yer alan herhangi bir mahkemenin, kabul edilemez bir tavırla Anayasa Mahkemesi’nden kırmızı kart gören bir kararı yasadışı bir şekilde uygulamaya ısrar edebilmesi, doğal olarak demokratik çevrelerde büyük bir tepki gördü. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İmamoğlu - CNN Türk - CHP üçgeni 19 Kasım 2020 | 0 Okunma Hırs ve hayat dersleri! 12 Kasım 2020 | 0 Okunma ABD, yeni Kennedy’sini yine çıkaramadı! 05 Kasım 2020 | 0 Okunma Mustafa Kemal’in ‘iddia oranı’ 1919’da kaç çıkabilirdi? 29 Ekim 2020 | 0 Okunma Bekir Coşkun, anayasa, penaltılar, Kışlalı ve 10. köy... 22 Ekim 2020 | 0 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar