Festival zorbalığı

Ulusal film festivallerimiz sadece sanatın konuşulduğu yerler olsa keşke. Ama Türkiye gibi ‘parçalı-bulutlu’ toplumların sanat etkinlikleri de, hakkaniyet anlayışları da ‘parçalı-bulutlu’ oluyor. Her...

Ulusal film festivallerimiz sadece sanatın konuşulduğu yerler olsa keşke. Ama Türkiye gibi ‘parçalı-bulutlu’ toplumların sanat etkinlikleri de, hakkaniyet anlayışları da ‘parçalı-bulutlu’ oluyor. Her gelenin keseri kendine yontmak istemesi, kendi çıkarını gözetmesi, politik görüşüne göre siper alması, her seferinde plağı başa döndürüyor. 

Bu yıl 26.’sı düzenlenen Uluslararası Adana Film Festivali’nin ‘davetliler’ grubunda değildim. PR şirketlerinin ‘güdümlü’ haberlerinden izlemekle yetindim festivali. 

Kapanış gecesinde, jüri başkanı Serra Yılmazsinemacılara serzenişte bulundu. Filmlerde kadın karakterlerin az olduğunu söyledi.Hâlbuki tam tersine, Türk sineması kadın karakterlerin bol olduğu bir mevsi

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gitmediğin yer senin değildir 15 Ekim 2019 | 19 Okunma Zavallı İstanbul Bienali! 07 Ekim 2019 | 54 Okunma Festival zorbalığı 03 Ekim 2019 | 57 Okunma Alev olup etrafı ışıtanlar 16 Ağustos 2019 | 37 Okunma Topkapı Sarayı’nda Michael Jackson rekoru! 02 Ağustos 2019 | 72 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar