ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Papazın ardından yeni dönem mi?

Tüm yaşananların ardından sorulması gereken soru şu: “Geleneksel müttefiklik” olayı bitti mi bitmedi mi? Ama öncesinde yapılması gereken bazı tespitler var .

Batuhan Yaşar
Batuhan Yaşar Türkiye Gazetesi
17 Ekim 2018 | 7.7 K
Tüm yaşananların ardından sorulması gereken soru şu:
“Geleneksel müttefiklik” olayı bitti mi bitmedi mi?
Ama öncesinde yapılması gereken bazı tespitler var..
Brunson için hâlâ yas tutanlar söz konusu..
Liste çok da uzun değil..
CHP ve FETÖ’den bahsediyoruz..
Aslında hiç şaşırtıcı değil..
Nedeni açık..
Türkiye ile ABD arasında ne kadar çok problem olursa, CHP için o kadar iyi..
Alan açılmasını istemiyorlar..
Hatta problemlerin katlanarak artmasını bekliyorlar..
Bunu uydurmuyoruz.. Yapılan açıklamalar, atılan tweetler işte orada..
Ayrıca, Rahip Brunson serbest filan da bırakılmadı..
3 yıl 2 ay hapisle cezalandırıldı..
İçeride yattığı sürenin de 2 yıl olduğunu tekrar belirtmek isteriz..
 
ABD SEÇİMLERİNDEN SONRA NE OLACAK?
Başkan Trump’ın kullandığı dil nasıl da 180 derece değişti..
“Papaz öncesi ve sonrası” diye ikiye ayırmak lazım..
Harika ilişkilerden söz ediyor..
“Harikasını” filan geçtik normal olsun yeter..
Bazı adımlardan söz ediliyor..
Bunun için biraz daha beklemek lazım..
Kasımda ara seçimler var..
Trump için güvenoyu niteliğinde..
Brunson âdeta ‘seçim hediyesi’ gibi oldu..
 
SADECE DOLAR
Türkiye ekonomik olarak hedefe konuldu..
Brunson üzerinden “dolarla” terbiye edilmeye çalışıldı..
ABD, Türkiye giden bütün “para hatlarını” kesti..
Bu savaş az buz değil tam tamına 2 ay sürdü..
Ancak kısa süreli döviz istikrarsızlığı dışında pek de bir sonuç alamadı..
Sadece Türkiye de değil Trump herkese savaş açtı..
Avrupa Birliği de dâhil bütün ülkeler alternatif yollar aramaya başladılar:
-“ABD olmadan ne yapabilirim, işlerimi nasıl yürütebilirim?”
 
‘DOLAR DÜŞTÜ’ İŞİN KOLAYI!
 “Geleneksel müttefiklik” paradigması artık bu saatten sonra yürümez..
Bunu iki taraf da çok iyi biliyor..
Brunson olayının çözülmesi elbette ki nefes aldırdı..
En azından “ilişkilerin dibe doğru inişini” durdurdu..
-Peki sadece bu olay tek başına Türkiye-ABD ilişkilerini normalleştirir mi?
-Hiç sanmıyorum..
Brunson sonrası doların düşüşünü “normalleşme” diye yorumlayanlar işin kolayına kaçıyor..
 
ADIM ATMA SIRASI WASHINGTON’DA
Peki Ankara-Washington hattında bir normalleşmeden bahsetmek için neler olmalı?
1-FETÖ adımı atılmalı..
2-PKK/PYD tiyatrosu bitmeli..
3-S-400’ler noktasında Türkiye’ye yöneltilen salvolar durmalı..
Kısaca ABD, Türkiye ile asimetrik ilişki kurma ısrarından vazgeçmeli..
Ankara normalleşmeden şunu anlıyor:
-“Eşit düzeyde siyasal ve ekonomik ilişkiler…”
Evet tam da böyle..
Bakın Halk Bankası ve F-35’leri o 3 maddenin içinde bile yazmadık!
Soğuk savaş dönemi çok geride kaldı.
Malum NATO o dönemde ortaya çıktı..
Türkiye’ye NATO çatısı altında biçilen ve “müttefiklik” maskesiyle de gizlenen bir rol vardı..
1939 yılından beri yapılan gizli anlaşmalar..
Gizli olmasına da gerek yok..
“Türkiye’nin hazmedilmesi” sanırım en doğru tanım olur..
Ama bu abidik gubidik işlere 15 Temmuz sonrasında çok kalın bir nokta konuldu!
Türkiye gerçek okuma ve potansiyelini kullanma imkânına kavuştu çünkü..
 
MASADA ARTIK FETÖ YOK!
Bir olay olunca iki ülke, göstermelik şekilde masaya otururdu..
Çoğu zaman oturmazdı bile..
Her şey stratejik müttefikimizin harfiyen istediği şekilde neticelenirdi..
Hiçbir bedel ödemeden istediğini alır ve giderdi..
Şimdilerde durum çok değişti..
Masada karşısında oturanları tanıyamıyor..
Bundan da çok rahatsız..
Darbe girişiminin ardından ABD Merkezî Kuvvetler Komutanı Joseph Votel’ın sözlerini hatırlayalım:
-“Bugüne kadar mükemmel olan iş birliği ve eşgüdümün bundan sonra nasıl olacağı konusunda çok kaygılıyım..”
-“Temasta olduğumuz komutanlar artık hapiste..”
Başka söze gerek var mı?
 
TÜRKİYE KADAR KİM ELEŞTİRDİ?
İşimiz gücümüz var..
Yolumuza devam etmeliyiz..
Savunma sanayiinde yakalanan başarı diğer alanlara yansıtılmalı..
Hemen.. Hiç vakit kaybetmeden..
ABD’yi, İsrail’i bu kadar üst perdeden eleştirebilen başka ülke var mı?
-Hayır..
Cumhurbaşkanı’nın daha dün BM Genel Kurulunda bütün dünyanın gözünün içine bakarak söyledikleri unutulmamalı..
Artık kimsenin karşısında o eski Türkiye yok..
Yeni dünya için çoktan düğmeye basıldı..
Kâğıtlar yeniden dağıtılıyor ve Türkiye de o masanın oyuncuları arasında..
Gördünüz değil mi?
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER