ÇOK OKUNAN YAZARLAR

İşte ‘yanlış anlaşılmanın’ perde arkası…

NATO zirvesinde Erdoğan ile Trump arasında tam olarak neler yaşandı? The Guardian’da çıkan haber üzerine yeni bir tartışma başladı .

Batuhan Yaşar
Batuhan Yaşar Türkiye Gazetesi
16 Ağustos 2018 | 6.7 K
NATO zirvesinde Erdoğan ile Trump arasında tam olarak neler yaşandı?
The Guardian’da çıkan haber üzerine yeni bir tartışma başladı..
-Erdoğan ve Trump birbirini yanlış anladı..
Haberin özeti şu:
Tarih: 11 Temmuz 2018
Yer: Brüksel/NATO zirvesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump sohbet ediyorlar..
Konu dönüp dolaşıp rahip Brunson’a geliyor..
Neyse uzatmayalım:
Trump olayı şöyle anlıyor:
İsrail’de gözaltına alınan Ebru’ya karşılık rahip Brunson serbest bırakılacak..
Akıl var mantık var..
Bir defa Ebru tutuklu değildi..
İsrail’deki Türk Büyükelçiliğinde kalıyordu..
 
ASIL HAYAL KIRIKLIĞINI ERDOĞAN YAŞIYOR
 
Devamı var ama..
Gece yarısı Beyaz Saray açıklaması geliyor:
-Trump Türkiye’ye karşı çok öfkeli..
-Brunson’ın bırakılmamış olması nedeniyle hayal kırıklığı yaşıyor..
Birazdan NATO zirvesinde neler yaşandı noktası virgülüne kadar okuyacaksınız..
 
CIA BRİFİNGLERİNİ KALDIRDI
 
Önce birkaç hatırlatma yapalım..
Washington’daki dostlarımızla bu konuyu iki gündür konuşuyoruz..
Trump göreve başlar başlamaz brifingler almaya başladı..
CIA en önemlilerinden..
Düzenli olarak Başkan’a Beyaz Saray’da brifing verirler..
Trump bu..
Baktı konular sıkıcı ve uzun..
CIA brifinglerini kaldırdı..
“Bana böyle abuk sabuk şeylerle gelmeyin” dedi..
 
EN FAZLA 20 DAKİKA DİNLEYEBİLİYOR
 
ABD basını Trump’ı yerden yere vuruyor..
Dalga geçiyor..
Bizim onların ne yazdıkları ile işimiz yok..
Ama şu bilgiyi paylaşmamız elzem:
Trump ile randevu mu aldınız..
Kim olursanız olun..
Oval Ofis'e girerken görüşmeniz 20 dakika ile sınırlandırılıyor..
Nedeni şu:
Trump, dikkat dağınıklığından dolayı kimseyi 20 dakikadan fazla dinleyemiyor..
Ekonomiden bahsederken birden böcek/çiçek konusunu açabiliyor..
 
GELELİM NATO ZİRVESİNDE OLANLARA
 
Önce bir konunun altını çizmekte yarar var..
Ebru konusunu ilk önce Trump’a Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu söylüyor..
O ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan yok bile..
Gayet doğaldır ki bu tür zirvelerde benzer konular hep konuşulur/konuşulmuştur..
Konuyu Afrika gezisinde etraflıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sormuştuk:
-“Söylenmeyen şeylerin söylenmiş gibi ortaya konulmasını doğru bulmayız..”
-“Bunların en yakın şahidi Dışişleri Bakanımızdır..”
(Guardian “Yanlarında 1 tercüman vardı” diye yazmıştı.. Hayır, Mevlüt Bey de orada)
-“Dışişleri Bakanımız aracılığıyla Ebru Hanım’ın İsrail’den çıkışına yardımcı olunması iletilmiştir.. Ancak Ebru cezaevinde değildi zaten..”
Gelelim olayı netleştiren cümleye:
-“Ama onlara bunun karşılığında ‘biz de size Brunson’ı vereceğiz’ demedik..
-“Brüksel’de bu tür bir pazarlık olmadı.. Böyle bir şey konuşmadık..”
Trump, birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arıyor:
-Netanyahu’nun Ebru’yu bıraktığını söylüyor..
“Hadi siz de rahibi bırakın” diyor..
Olay, noktasına virgülüne tam da böyle..
Burada tam bir şark kurnazlığı var..
 
PAPAZ BIRAKILACAK MI?
 
Konu bu değil..
Türkiye bunun pazarlığını hiçbir zaman yapmadı..
Dün mahkemeye yapılan itiraz reddedildi..
Evrensel hukuk kuralları işliyor.. Bağımsız mahkemeler kararlarını veriyor..
Burası muz cumhuriyeti mi?
Ama Washington bunlara hiç alışkın değil..
Şimdiye kadar istediği gibi at oynattığı için tehditlere tam gaz devam ediyor..
Yeni bir dönemin başladığının farkına varamadı henüz..
 
İŞTE ANKARA’NIN WASHINGTON’A MESAJLARI:
 
Olay çok net:
Ankara diyor ki;
1-Siz bundan sonra Türkiye ile bu şekilde bir asimetrik ilişki sürdüremezsiniz..
2-Türkiye ile ilişkilerinizi tamir etmek istiyorsanız öncelikle YPG/PKK ve FETÖ konusunda somut adımlar atmalısınız..
3-Çıkarlarımız nerede ve kiminle ise orada yolumuza devam edeceğiz..
4-Özellikle NATO ve BM düzleminde müttefiklik ilişkilerimiz tek yanlı devam edemez..
Bu 4 konu son bir hafta içinde bütün platformlarda ve net bir şekilde ABD’lilerin önüne konuldu..
 
HALK BANKASI RAPORU TAMAM

Türkiye’nin eli bu konuda da çok sağlam..
80 yıllık bir bankadan bahsediyoruz..
Uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmiş..
En ufak bir falso bile yapmamış..
Zaten uluslararası bağımsız denetim şirketleri işleri bitirdiler..
İncelemeleri, araştırmaları sonuçlandı..
Hukuka aykırı bir tespitlerinin olmadığı biliniyor..
Peki bütün bu delillere rağmen farklı bir adım atılabilir mi?
Çok çok zorlayıcı olur..
İşte o zaman ABD yalnız kalır.. Güven sarsılırsa domino etkisi yapar..
Kelebek etkisi gibi gider ABD’nin finans sistemini de vurur..
Dövizdeki dalgalanmayı bilinçli olarak ekonomik krizle karıştırmaya çalışan var..
Yurt dışı ve yurt içinden aynı mihraklar..
Adlarını anmaya gerek yok..
Bu da başka bir oyun ve algı çalışması..
Temel ekonomik parametreler birçok AB ülkesinden bile iyi durumda..
Güzel bir sonbahar bizleri bekliyor..
Bunların hepsi geçecek inşallah..
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER