Geç kalmış bir beraat yazısı

Beraat gerekçesinde şu yazıyordu: “Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle...” yazıyordu.

Sabaha karşı kapım çaldığında gelenleri biliyordum. İkiletmeden açıp “Bekleyin geliyorum” dedim. Birden aklıma düştü. Polislere dönüp, “Gözaltı kararına bakabilir miyim” diye sordum. Yoktu. İstanbul Başsavcı Vekili telefonla talimat vermiş, “acil alın” demişti.

O günden yargılandığım davanın bittiği güne kadar 6 ay 6 gün geçti. 3 ay 20 gününde tutukluydum. Kalan 2 ay 16 gün ise adli kontrol altındaydım.

Tutuklu arkadaşlarımın tahliye haberini beklerken kendimle ilgili kısmı dinlemedim bile. Bir değil, iki kez beraat etmiştim. Biri bütün sanıklarla birlikte “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak” suçlamasından. Öbürü ise “istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek” ithamından.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Başkalarının hayatını izlemeyi neden seviyoruz? 24 Eylül 2020 | 806 Okunma Müge Anlı kavgası bildiğiniz gibi değil 21 Eylül 2020 | 7.176 Okunma Geç kalmış bir beraat yazısı 17 Eylül 2020 | 871 Okunma Varsın bana berduş erkek desinler! 14 Eylül 2020 | 2.145 Okunma ‘Ben ihanet ediyorumdur’ diyen Bakan 10 Eylül 2020 | 982 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar