Zirveye uzanan krizde karşı çıkış

Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan bu hafta 'Zirveye uzanan krizde karşı çıkış' başlıklı yazısını kaleme aldı.

Uçağa binmek üzereyken telefonum çaldı. Karşımdaki ses “Asıl bu dilekçe yargıyı etkilemek için yazıldı” diyordu. Arayan Sefa Özçelik’ti. 

Bir önceki Arka Bahçe’de Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) gönderilen bir dilekçeyi okudunuz. 2007’de kurulan “Tema Teknik” adlı şirketin ortaklarından Hacı Murat Gülcan yazmıştı. Gülcan eski ortağı Sefa Özçelik’in babası olan DDK üyesi Abdurrahman Özçelik’ten şikâyetçiydi. İşte ortaklar arasında yaşanan, mahkemelerden devletin zirvesine kadar taşınan bu krize dair Sefa Özçelik’in de diyecekleri vardı. 

“Hacı Murat Gülcan’ın iddialarına cevaben” başlığıyla gönderilen açıklamayı okuyorum, çarpıcı bölümlerin de altını çizerek paylaşacağım. Şöyle diyordu Sefa Özçelik: 

“DDK’ye verilmiş olan dilekçenin hukuki olarak hiçbir değeri olmamakla birlikte, bu dilekçe tamamen haber değeri taşıması amacıyla yazılmış, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmayan, tamamen iftiraya yönelik bir dilekçedir. Bu tip şikâyetlerin yapılacağı merciler bellidir. Davacının iftira niteliğindeki sözde mektubu yapmasının amacı Sefa Özçelik ile arasında devam eden yargılamalar sonucu elde etmek istediği yararı elde edememesidir. Kaldı ki Abdurrahman Özçelik hakkında Hacı Murat Gülcan tarafından bu zamana kadar savcılık nezdinde açılmış bir soruşturma ile mahkemeler nezdinde açılmış bir dava da bulunmadığı gibi Abdurrahman Özçelik aleyhine açılmış hukuk davası bulunmamaktadır.” 

Şikâyetçi Hacı Murat Gülcan’ın iddiasına göre kendisi dışındaki iki ortağın arkasında başka birileri vardı. Ortak Ali Ekrem Tekelioğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ablasının ve eniştesi Mehmet Tekelioğlu’nun oğluydu. Tekelioğlu’nun Gül ailesini temsilen şirket ortağı olduğu ileri sürülse de Abdullah Gül bu iddiayı yalanlıyordu. Sefa Özçelik’in buna dair de diyecekleri vardı: 

“Hacı Murat Gülcan geçmiş dönemde diğer ortağımız Ali Ekrem Tekelioğlu’nun akrabası olması hasebiyle 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül hakkında da benzer iftiralarda bulunmuştur. Ancak hakaret ve iftira nedeniyle Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında iddianame düzenlenmiş ve ayrıca Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/94E. sayılı dosyasında da aleyhine tazminata hükmedilmiştir. İkinci bir adım olarak ise DDK üyesi Abdurrahman Özçelik üzerinden edinmeye çalıştığı primi ve ulaşmaya çalıştığı hedefi anlamamak saflık olur.” 

‘BUNU YAPABİLECEK BİR ADAM TANIMIYORUM”

DDK üyesi Abdurrahman Özçelik’in hâkimlere baskı yaptığı da yine Hacı Murat Gülcan’ın iddiaları arasındaydı. Gülcan bunun Sefa Özçelik’e karşı açtığı yaklaşık 50 milyon dolarlık dava nedeniyle olduğunu ileri sürüyordu. 

Özçelik bu teze de karşı çıkıyordu: “Hacı Murat Gülcan’ın bahsetmiş olduğu üzere 50 milyon dolar değerinde bir dava kesinlikle bulunmamaktadır. Bu rakamdan telaffuz etmesinin amacı ise haber değeri taşımasını sağlamak istemesidir. Abdurrahman Özçelik’in kesinlikle söz konusu davaların içeriğiyle ilgili herhangi bir bilgisi yoktur. Kaldı ki aramızdaki yedi yıldan fazla süredir devam eden ticari yargılamalarda Sefa Özçelik lehine ve aleyhine verilmiş hiçbir karar bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu iddialar yargı üzerinde algı oluşturmaya yönelik tamamen iftira niteliğindeki iddialardır.” 

Son olarak... 

Hacı Murat Gülcan, eski ortağı Sefa Özçelik’i FETÖ ile ilişkili olmakla suçluyordu. “Firmamdan Sefa Özçelik tarafından kaçırılan paramız FETÖ üyeliği iddiası dolayısıyla yurtdışına kaçan biri tarafından idare ediliyordu” diyordu. Özçelik’in bu suçlamaya dair yanıtı da şöyleydi: 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Firarlar kralı neden Beylikdüzü'ndeydi? 28 Şubat 2024 | 835 Okunma Üç kulis 23 Şubat 2024 | 3.153 Okunma Kim bu Şevki Yılmaz’ın savcıları 21 Şubat 2024 | 1.222 Okunma CHP’de aslında ne yaşanıyor 16 Şubat 2024 | 1.416 Okunma Cem Küçük’ü koruyup polisi korumayanlar 14 Şubat 2024 | 3.452 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar